Sonat nedir, Sonat ne demek

Sonat; bir müzik terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Bir veya iki çalgı için yazılmış, üç veya dört bölümden oluşan müzik eseri

Yerel Türkçe anlamı:

Çıra.

Sonat isminin anlamı, Sonat ne demek:

Kız ismi olarak; Bir veya iki çalgı için yazılmış, üç veya dört bölümden oluşan müzik yapıtı. Erkek ismi olarak; Bir veya iki çalgı için yazılmış, üç veya dört bölümden oluşan müzik yapıtı.

Sonat hakkında bilgiler

Sonat (Latince ve İtalyanca'da sonare, "ses çıkarmak") müzikte, tam olarak ve kantatın (Latince ve İtalyanca'da cantare, "şarkı söylemek") anlamına gelmektedir . Müzikal literatürde ise söylenen değil çalınan bir parçayı ifade eder . Müzik tarihi boyunca evrilmesi sonucu belirsizleşen terim, klasik çağ öncesi çeşitli biçimleri belirtir. Bir ya da iki çalgı için bestelenen, allegro, adeco, andante gibi türlü karakterlerde üç ya da dört bölümden oluşan, müzik eseridir. Sonatlar genellikle dört muvmanlı olan piyano, keman, viyolonsel gibi solo çalıgılarla, piyano eşliğinde yaylı ya da üflemeli çalgılardan birine yazılan kompozisyonlardır.

Sonat, 16. yüzyılda insan sesi için bestelenen kantatlara ve klavye için bestelenen toccoia'ya karşıt olarak çalgılarla seslendirilen müzik parçaları için kullanılan bir terimdi. Ancak, çok geçmeden sonat terimi, çalgı müziğinin tek bir biçimini belirtir duruma geldi. 16. yüzyılın sonlarına doğru çalgılara daha büyük bir ilgi gösterilmeye başlandı. Bundan böyle çalgı, çok sesli bir müzik ürününde bir ya da birden çok vokal bölümünün yerini almaya başladı.Bir Canzone’de de tümüyle insan sesinin yerini alması bundan sonra Canzone de söner biçiminde adlandırılmasına yol açtı. Daha sonra bunların yerini Gabrielli’nin beş ya da sekiz çalgı için bestelediği sonatlar aldı. Aynı biçimde lavtacılar da moda olan dans parçalarını bir sıra izleyerek çalgılara uyarladılar. Buna göre parça, prelüdle başlıyor, bunu allamande, courante, sarabande, gigeu izliyordu.

 

17. yüzyılın sonlarına kadar sonat, dans süitlerini ya da her bestecinin sonatın düzenlenebileceği biçimsel bir plan arayışı içinde olduğu, başka bir çalgı parçasını anımsatabilecek nitelikteydi. Monotematik sonatın doğuşuysa 18. yüzyılın başlarına rastlar. Bu biçimde, tema ana tonda sunulur, ilk evrede eksen değiştirerek genellikle dominant ya da bağdaş majörtona kadar geliştirilir. İkinci devrede, yeni bir tona erişene kadar geliştirildikten sonra ana tonda tamamlanır.

18. yüzyılın ikinci yarısında Corelli, Vivaldi, Bach vb. besteciler sonatlarını bu biçimsel şema çevresinde bestelediler. Öte yandan sonat giderek koreografik kökeninden uzaklaştı ve eski dans adlarının yerini, hareketleri belirten terimler aldı. Monotematik sonatın boyutlarıysa 1750’ye doğru genişledi. Aynı zamanda birinci temaya bir tema daha eklendi.

 

Sonat ile ilgili Cümleler

  • O, bir sonat çaldı.
  • Ali bir sonat yazdı.
  • Senin için bir sonat çalacağım.

Sonat tanımı, anlamı:

Çalgı : Müzik aleti, çalgı aleti, enstrüman. Çalgı çalma, müzik. Müzik topluluğu.

Dört : Üçten bir artık. Dört sayısının adı. Bu sayıyı gösteren 4 ve IV rakamlarının adı.

Bölüm : Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Çağ, devir.

Müzik : Birtakım duygu ve düşünceleri belli kurallar çerçevesinde uyumlu seslerle anlatma sanatı, musiki. Bu biçimde düzenlenmiş seslerden oluşan eserlerin okunması veya çalınması.

Eser : Soyut kavramlarda belirti. Yayın, kitap, yapıt. Emek sonucu ortaya konan ürün, yapıt. İz, işaret, im.

İtalyanca : Hint-Avrupa dil ailesinden İtalya'da konuşulan dil. Bu dille yazılmış olan.

Çıkarmak : Yayımlamak. Söylemek. Sunmak. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Yapmak, üretmek. Resim yapmak. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Sonunu getirmek. Gidermek. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Sağlamak, elde etmek. Göstermek. Bulmak, ortaya koymak. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Hatırlamak. Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Boşaltmak. Yollamak, göndermek. Fotoğraf çektirmek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak.

Söylemek : Yazmak, düzmek. Bir düşünceyi ileri sürmek, ortaya atmak. Türkü, şarkı vb. okumak. Yapılmasını istemek. Herhangi bir şeyi bildirmek, anlatmak, demek istemek, hatırlatmak. Haber vermek. Önceden bildirmek, tahmin etmek. Düşündüğünü veya bildiğini sözle anlatmak. Sipariş etmek.

Gelme : Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Gelmek işi. Gelmiş olan. Yetişme.

Müzikal : Müzik eşliğinde sergilenen film veya tiyatro oyunu. Müzikle ilgili.

Literatür : Edebiyat. Kaynak.

Değil : Cümle içinde art arda kullanılan iki veya daha çok özneyi, tümleci, yüklemi, aralarından bazılarına olumsuzluk kavramı vererek birbirine bağlayan veya yüklemin olumsuz çekimini sağlayan kelime.

Diğer dillerde Sonat anlamı nedir?

İngilizce'de Sonat ne demek? : [Sonat] n. sonata

Fransızca'da Sonat : sonate [la]

Almanca'da Sonat : n. Sonate

Rusça'da Sonat : n. соната (F)