Sones türkçesi Sones nedir

Sones ingilizcede ne demek, Sones nerede nasıl kullanılır?

Chersonese : Özellikle trakya yarımadası için kullanılır. Yarımada. Yarımada anlamına gelen yunanca ifade.

Johnsonese : Dr. samuel johnson'ın tarzını taklit eden edebi tarz. Samuel johnson'ın edebi tarzı. Johnson tarzında.

Acetarsone : Asetarson.

Air seasoned : Tenekte kurutulmuş. Havada kurutulmuş.

Be poisoned : Zehirlenmek. Ağılanmak.

Dapsone : Dapson. Antimalariyal olarak kullanılan bir sülfon bileşiği. Cüzzam ve bazı cilt hastalıkları türlerini tedavi etmek için kullanılan antibiyotik.

Center for prisoner rehabilitation : Mahkum rehabilitasyon merkezi. Mahkumlara toplum içinde çalışmak için gereken becerilerin öğretildiği kurum.

Crimsoned : Koyu kırmızı. Fes rengi. Koyu kırmızı renk. Al al. Kıpkırmızı. Kırmızılaştırmak. Kıpkırmızı olmak. Kızıl. Kızarmak. Kan kırmızı.

Chlorzoxasone : Klorzoksazon. Benzoksazol türevi olup kas-iskelet kaynaklı çizgili kas spazmlarına karşı kullanılan ilaç.

Be seasoned to : -ma konusunda kıdemli olmak. -ma konusunda tecrübeli olmak. -maya alışık olmak.

İngilizce Sones Türkçe anlamı, Sones eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sones ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Conclusion : Hüküm. Anlaşma. Bir araştırma ve irdelemede elde edilen sonuç. Vargı. Ceza. Nihayet. Kanı. Sonuç. Yargı.

Afterbirths : Meşime. Döleşi. Plasenta.

Boundary : Ara hattı. Had. Hudut. Kenar. Sınır. Çeper. Sinir. Limit.

Aftermath : İkinci gelişme. Sonuç. Kötü sonuç. Netice. Akıbet. Kötü yan etki. Hasattan sonra çıkan otlar. Akibet. İlk üründen sonraki biçilen ot.

Crucial : Çapraz. Çetrefilli. Can alıcı. Zor. Kritik. Mühim. Elzem. Ehemmiyetli. Haç.

Conclusive : Tahdidi. Şüpheleri ortadan kaldıran. İnandırıcı. Nihai. Anlaşılmış. Kesin. Kati. Kesinleşmiş.

Closure : Kötü bir şeye son verme. Tartışmayı kesip oylamaya koyma. Kapama. Bitirme. Koymak. Kapanım. Kapanma. Patlayıcı ünsüzlerin boğumlanması sırasında ses yolunun önce bir kapanma durumuna geçmesi: c, ç, d, t, p, k, g ünsüzlerinin boğumlanmasında görüldüğü gibi.

Conclusory : İkna edici (hukuk terimi). Kesin. Dayanaksız.

All in all : Topu topu. Neticede. Hepsi. Sonuçta. Bütün olarak (değerlendirildiğinde). Herşeyi hesaba katarak. Hepsi içinde. Herşey. Her şeyi hesaba katarak.

Afterbirth : Meşime. Plasenta. Döleşi.

Sones synonyms : john luther jones, inigo jones, casey jones, concluding, aftermaths, breakup, conclusions, closer, close.