Soyutlamak nedir, Soyutlamak ne demek

Soyutlamak; bir felsefe terimidir.

  • Bir şeye soyutlama işlemini uygulamak
  • Bir kimseyi, durumu, düşünce vb.ni içinde bulunduğu toplum, durum veya düşünceden ayrı tutmak.

Soyutlamak anlamı, tanımı:

Soyutlama : Bir nesnenin özelliklerinden veya özellikleri arasındaki ilişkilerden herhangi birini tek başına ele alan zihinsel işlem, gerçeklikte ayrılamaz olanı düşüncede ayırma, tecrit, abstraksiyon.

Soyut : Anlaşılması, kavranılması güç. Varlığı duyularla algılanamayan, mücerret, somut karşıtı, abstre.

İşlem : Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi.

Uygulamak : Üst üste getirmek, üstüne koymak, tatbik etmek. Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata geçirmek, tatbik etmek.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

 

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Düşünce : Tasa, kaygı, sıkıntı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması. Niyet, tasarı. Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. İlke, yönetici sav.

Toplum : Topluluk. Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet.

Tutmak : Bir kimsenin yerini almak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Alacağa veya vereceğe saymak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Başlamak. Kapatmak, sarmak. Bir yerde kalmasını sağlamak. Ele geçirmek, yakalamak. Varsaymak, farz etmek. Kaplamak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. İşgal etmek. Yaklaştırmak. Bırakmamak. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Hizmetine almak veya kiralamak. Bir şey düşünmek. İzlemek. Sunmak. Benimsemek, beğenmek. Hedef olarak almak. Sürmek, zaman almak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Avlamak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Kullanmak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Denetimi ve yetkisi altına almak. Ulaşmak, varmak. Beklenen sonucu vermek. Bağlamak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. İş görebilmek. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Herhangi bir durumda bulundurmak. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. Elde bulundurmak, ele almak. Sarmak, bürümek. Uğramak.

 

Bir : Tek. Eş, aynı, bir boyda. Sayıların ilki. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Ancak, yalnız. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Bu sayı kadar olan. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bir kez. Aynı, benzer. Sadece. Beraber.

Diğer dillerde Soyutlamak anlamı nedir?

İngilizce'de Soyutlamak ne demek? : v. abstract, isolate, emancipate

Fransızca'da Soyutlamak : abstraire, isoler

Almanca'da Soyutlamak : v. abstrahieren

Rusça'da Soyutlamak : v. абстрагировать, отвлекать, отвлечь