Spectrographer türkçesi Spectrographer nedir

  • Spektrografi (görünge çizimi) uzmanı.
  • Fotoğraflar yoluyla görüngeler araştırmaları yapma konusunda uzmanlaşan kimse (fizik).

Spectrographer ingilizcede ne demek, Spectrographer nerede nasıl kullanılır?

Crystal spectrograph : Buzsul izgeçizer. İzge verici gereç olarak kalsit gibi bir buzsul kullanan ve izge resimleri çekilmesine yarayan aygıt.

Mass spectrograph : Kütle spektrografı. Kütle izgeçizeri. İçinden hızla geçen yüklü öğesel parçacıklara elektriksel ve mıknatıssal alanların uygulanmasıyla, bu parçacıkların yörüngelerinde oluşan sapmaları değerlendirerek parçacıkların kütlelerini sağlıklı biçimde ölçmeye yarayan aygıt.

Prism spectrograph : Gökcisimlerinden gelen ışığı bir saydam üçgen prizmadan geçirerek renklere ayıran ve fotoğraf düzeniyle resmini cam plaklar üzerine alan araç . bir ırakgörüre eklenmiş olarak kullanılır. Prizmalı spektrograf. Prizmalı izgeçizer. Prizmalı tayfçeker.

Slit spectrograph : Yarıklı tayfyazar. Önünde bulunan bir yarıktan ışık alan tayfyazar.

Slitless spectrograph : Yarığı olmayan, önü açık tayfyazar. Yarıksız tayfyazar.

Spectrography : Spektografi. Görünge çizimi. Spektrografi. Fotoğraflar yoluyla görüngeler araştırmaları yapma (fizik).

Spectrogram : Görünge resmi. Spektrogram.

 

X ray spectrograph : X-ışını izgeçizeri. X- ışını izgeçizeri. X-ışını spektrografi.

X rays spectrograph : X-ışınlara izgeçizeri. X-ışınları izgelerini çoğu zaman bir filme çekerek bu ışınların dalga boylarını, ölçmeye ya da bilinen dalga boyunda x-ışınlarıyla buzsulların örgüsel yapısını çözümlemeye yarayan aygıt.

Spectrograph : İzgeçizer. Tayfçizer. Spektrograf. Tayfçeker. Görüngeçizer. Spektrografi.

İngilizce Spectrographer Türkçe anlamı, Spectrographer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spectrographer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Photograph : Fotoğraf çekmek. Fotoğraf aygıtıyla fotoğraf elde etmek. Resim. Resmini çekmek. Fotoğraf. Fotoğraflamak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Resim vermek. Fotoğrafını çekmek.

Photo : Fotograf. Fotoğraf. Fotoğraflamak. Resim vermek. Işık. Foto. Spermaya ait. Işıl. Resim.

Exposure : Maruz kalma. Bir güvence için belirtilen sınır. Işınlama. Cephe. Teşhir. Ortaya çıkarma. Ekspozür. Sergileme. Karşı karşıya olma. Duruş.

Spectrogram : Spektrogram. Görünge resmi.

Picture : Sinema. Ç. Görüntü. Resmini yapmak. Canlandırmak. Film. Tablo. Zihninde canlandırmak. Tasvir. Keste.

Pic : Pıc. Resim. Ardıl bilgi ölçütü. Sinema filmi. Azami yük.

Spectrographer synonyms : visible speech.