Spieled türkçesi Spieled nedir

Spieled ingilizcede ne demek, Spieled nerede nasıl kullanılır?

Spieler : Kumarbaz. Dolandırıcı.

Spielers : Kumarbaz. Dolandırıcı.

Spiel : Ağız kalabalığı. Söz. Laf kalabalığı. Satıcı ağzı. Konuşma. Nutuk. Söylemek. Laf. Konuşmak.

Spieling : Konuşmak. Laf. Laf kalabalığı. Söylemek. Söz. Konuşma.

Spiels : Satıcı ağzı. Konuşma. Laf. Söz. Laf kalabalığı. Söylemek. Konuşmak.

Glockenspiel : Çana benzer sesler çıkaran müzik aleti. Orkestra çanı.

Glockenspiels : Çana benzer sesler çıkaran müzik aleti. Orkestra çanı.

Crespie : Korkunç kişilere, varlıklara, olaylara yer veren, ürkütücü görünçlüklerin birbirini izlediği film türü. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Korku filmi.

Spiegels : Ham demir veya manganez içermeyen pik demir.

Spies : Casusluk etmek. Gözetlemek. Gözlemek. Ajanlar. Gizlice gözetlemek.

İngilizce Spieled Türkçe anlamı, Spieled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spieled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chinning : Çene hizasına getirmek. Çenenin altına sıkıştırmak.

Alleges : İleri sürmek. Mazeret olarak göstermek. Bahane etmek. İtham etmek. (kanıt olmadan) iddia etmek. Kanıt olarak göstermek. İddia etmek.

 

Dialog : Karşılıklı konuşma. Bkz.dialogue. Diyalog. Söyleşme. Konuşmalar. İletişim. İkili konuşma. İleti. Pencere.

Muzzle velocity : Namlu ilk hızı. İlk hızı. Bir merminin ateşli silah namlusu içinden ateşlendiği hız. Mermi veya saçmanın namludan çıkış hızı. İlk hız (silahta). İlk hız. Namlu çıkış hızı.

Faithing : Hıyanet. İnanç. İman. İnanış. Güven. İtikat. Bağlılık. İtimat. Emniyet.

Committal : Akıl hastanesine gönderme. Cezaevine gönderme. Teslim etmek. Taahhüt. Hapse atma. Hapse gönderme. Sevketme. Teslim etme. Suç işleme.

Assurances : Sigorta. Kendine güvenme. Temin. Güven. İtimat. Teminat. Kendinden eminlik. Güvence. Pişkinlik. İtikat.

Apprise : Haber vermek. Bildirmek. Haberdar etmek. Bilgi vermek.

Mean : Orantılı. Utangaç. Ortalama. Anlamına gelmek. Ahlaksız. Cimri. Düşünmek. Keyifsiz. Niyet etmek. Haşin.

Spieled synonyms : experient, ball hawking, sure handed, groundspeed, peculiar velocity, light speed, hypervelocity, commune with, be on to, velocity, concourses, epithets, cank, masterly, steerageway, commitments, commitment, causerie, allege, angular velocity, colloquiums, conversations, word, empty words, faiths, redundancies, buzz, foregoing, epithet, spieling, accomplished, deliveries, masterful.

Spieled zıt anlamlı kelimeler, Spieled kelime anlamı

Unskilled : Kaba. Acemi. Beceriksiz. Maharetsiz. Vasıfsız. Hünersiz. Becerisiz. Beceri gerektirmeyen. Niteliksiz. Deneyimsiz.

Incompetent : Yetersiz. Gereken yetenekte olmayan. Yetkisiz. Ehliyetsiz. İstidatsız. Kabiliyetsiz. Beceriksiz (kimse). Beceriksiz. Eksik. Na-ehil.

Inexperienced : Dünkü. Çaylak. Acemi. Deneyimsiz. Tecrübesiz. Görgüsüz. Toy. Ham.

Spieled antonyms : dirtiness, tidy, clean.