Spilled türkçesi Spilled nedir

Spilled ile ilgili cümleler

English: Ali almost spilled his coffee.
Turkish: Ali neredeyse kahvesini döküyordu.

English: Ali spilled a glass of milk on his laptop.
Turkish: Ali diz üstü bilgisayarına bir bardak süt döktü.

English: Ali spilled his drink on Mary.
Turkish: Ali içkisini Mary'nin üstüne döktü.

English: Ali spilled his coffee.
Turkish: Ali kahvesini döktü.

English: Ali spilled a cup of coffee all over his keyboard.
Turkish: Ali klavyesinin üzerine bir fincan kahve döktü.

Spilled ingilizcede ne demek, Spilled nerede nasıl kullanılır?

Spilled light : Sahnenin içinden, yandan verilen ışık. Yan ışıklama. Gösteri için geçerli olmayan, aygıtların birinden ya da kulisten gelen kaçak ışık. Asalak ışık.

Be spilled : Saçılmak.

Spilledlight : Işık kaçağı. Işıldaklardan ya da herhangi bir yerden gelen kaçak ışık.

Spiller : Döken. Bir şeyin bir kaptan döken veya dökülmesine neden olan kimse. Sıçratan. Çapari. Bir şeyi döken kimse.

Spillers : Sıçratan. Çapari. Döken. Bir şeyin bir kaptan döken veya dökülmesine neden olan kimse. Bir şeyi döken kimse.

Have a spill : Atın sırtından düşmek.

 

Spill the dope : Sırrını söylemek.

Spill : Asalak ışık. Düşürme. Gösteri için geçerli olmayan, aygıtların birinden ya da kulisten gelen kaçak ışık. Düşürmek. Düşmek. Düşme. Tapa. Dökülmek. Üstünden atmak. Dökmek.

Spill the beans : (sırrı vb) açık etmek. Baklayı ağzından çıkarmak. Açığa vurmak. (bir sürprizi vb) ağzından kaçırmak. (sırrı vb) açıklamak. (sırrı vb) yaymak. Ağzından baklayı çıkarmak. Ötmek. Ağzından kaçırmak. (sırrı vb) ötmek.

Spill light : Yayınıma uğramış ışık. Yayınmış ışık. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

İngilizce Spilled Türkçe anlamı, Spilled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spilled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Depleting : Bitirmek. Kurutmak. Tüketmek. Boşaltmak.

Effusing : Sızmak. Dışarı akan. Dışarı taşan. Yayılmak. Dışarı akma. Açılmak. Sızdırmak. Dışarı taşma. Dışarı akıtmak.

Cobwebby : Örümcek ağı ile kaplanmış.

Decanted : Boşaltılmış. Şişeden sürahiye boşaltmak. Dikkatle boşaltmak.

Augean : Leş gibi. Çok pis. Pis.

Coursed : Akmak. Koşturmak. Av sürmek. Köpeklerle kovalamak. Sürgün avına çıkmak. Koşmak.

Blabbed : Boşboğazlık etmek. İspiyonlamak. Boşboğazlılık. Çenesi düşük. Sır vermek. Geveze. Gevezelik etmek. Boşboğaz. Ağzından kaçırmak.

Scatter : Hedefe erişememek. Perişan etmek. Yayılmak. Dağılmak. Dağıtmak. Serpiştirmek. Savurmak.

Greasy : Ele avuca sığmaz. Yağlı. Kaypak. Yağlanmış. Yapışkan. Civa gibi. Kaygan. Yıkanmamış. Gresli. (birine yapılan) yanlış veya yamuk.

Grubby : Kirli. Eski kafalı. Buruk zeytin lezzeti. Pis. Kurtlanmış. Kurtlu.

 

Spilled synonyms : travel soiled, snot nosed, sordid, dirty faced, unswept, travel stained, cause to fall, disclosed, apprises, disgorge, drain off, deflate, curtail, dirty, betrays, deflates, funnels, unclean, dabble, grungy, spill, ratty, disgorged, snotty, come clean, allege, depresses, spilling, discharge, bring down, flew, besprinkled, exudes.

Spilled zıt anlamlı kelimeler, Spilled kelime anlamı

Dirtiness : Pasak. Pislik. Aşağılıklık. Kirlilik. Adilik.

Tidy : Çekidüzen vermek. Epey. Temiz. Çöp sepeti. Düzeltmek. Derli toplu. Tertip. Toparlamak. Ivır zıvır kutusu. Derleyip toplamak.

Clean : Temizlemek. Arı. Almak. Yazısız. Katışıksız. Pak. Bitirmek. Yasal. Temiz. Kusursuz.

Spilled antonyms : empty.