Spinous process türkçesi Spinous process nedir

  • Omurganın merkezinden büyüyen, omurilik üzerinde birleşerek nöral dikeni meydana getiren iki safihadan her biri.
  • Nörapofiz.
  • Spinöz proses.
  • Spinöz çıkıntı.
  • Sinirsel uzantı.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Spinous process ingilizcede ne demek, Spinous process nerede nasıl kullanılır?

Spinous : Dikenli. Sivri. İğneli. İğne gibi.

Process : Gidiş. Yöntem. Süregelen bir oluşum ya da yürümekte olan işlem. Bir amaca yönelmiş olan sürekli değişimlerin tümü. olayların zaman içinde belli bir gelişme göstererek sürüp gitmesi. Ameliye. İşlem. Aşama. Belli bir sonuca götüren işlem basamakları dizisi. Dava açmak. Çıkıntı.

Activated sludge process : Aktif çamur işlemi. Aktif çamur prosesi. Aktif çamur süreci. Aktif çamur yöntemi. Pissu çamuru içindeki bakteri etkinliğini artırarak yapılan arıtma yöntemi. Etken çamur yöntemi.

Additive process : Katımlı süreç. Katkı işlemi. Toplamsal süreç. Katılma işlemi.

Adiabatic process : Adiyabatik işlem. Adiyabatik proses. Adyabatik süreç.

Aging process : Yaşlanma süreci. Yıpranma süreci. İhtiyarlama süreci.

İngilizce Spinous process Türkçe anlamı, Spinous process eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spinous process ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Aardvark : Yer domuzu. Borudişli. Karınca yiyen. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

 

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Cansız çevre. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Spinous process synonyms : abiotic factor, acacia, a protein, aardvarks, abramis zone, a chromosome, neurapophysis.