Spinous türkçesi Spinous nedir

Spinous ingilizcede ne demek, Spinous nerede nasıl kullanılır?

Spinous process : Spinöz çıkıntı. Nörapofiz. Omurganın merkezinden büyüyen, omurilik üzerinde birleşerek nöral dikeni meydana getiren iki safihadan her biri. Sinirsel uzantı. Spinöz proses.

Spinoff : Bir öncekine dayanan tv programı veya dizisi. Yan çalışma. Bir şirket aktifinin başka şirketin hisse senetlerine karşılık devri ve ortaklara kar hissesi olarak dağıtılması. Bağlı bir ortaklığı bağımsız bir şirket yapma (genellikle yeni şirketin hisseleri ana şirketin hissedarlarına verilir). Yan ürün.

Spinoffs : Bir öncekine dayanan tv programı veya dizisi. Yan ürün. Bağlı bir ortaklığı bağımsız bir şirket yapma (genellikle yeni şirketin hisseleri ana şirketin hissedarlarına verilir). Yan çalışma. Bir şirket aktifinin başka şirketin hisse senetlerine karşılık devri ve ortaklara kar hissesi olarak dağıtılması.

Spinose : Dikenli. İğne gibi. İğneli. Sivri.

Spinose ear tick : Sığır başta olmak üzere diğer evcil hayvanların ve insanların kulaklarında enfestasyona neden olan argasid kene türü, kulak kenesi, otobius megnini. Dikenli kulak kenesi.

Spinosus : Dikenli. Spinozus.

Baruch spinoza : Ethics (ahlak) eserinin yazarı (benedict de spinoza olarak da bilinir). (1632-1677) flemenk filozof ve teolog.

 

Stratum spinosum : Deri epidermisinin bazal katmanının üzerinde yer alan birkaç katlı dikensi hücrenin oluşturduğu katman. stratum bazaleyle birlikte bu katmana doğurucu katman adı da verilir. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dikensi tabaka. Dikensi kat. Derinin epidemisinde, bazal tabakanın üzerinde, çok köşeli, kübik ya da biraz yassılaşmış hücreleri olan, sitoplazmalarında çok fazla filament bulunan, filament dolu sitoplazmik dikensi çıkıntılarla ve dezmozomlarla birbirine iyice bağlanan hücreleri olan, bazal tabaka (stratum basale) ile birlikte malpighi tabakasını oluşturan, mitoz bölünme kabiliyeti yüksek hücre tabakası.

Spin a cocoon : Koza örmek.

Spinothalamic : Spinotalamik.

İngilizce Spinous Türkçe anlamı, Spinous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spinous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pricklier : Çapraşık (mesele). Acı veren. Huysuz. Zor. Karıncalanan. Çabuk sinirlenen. Dalayan (kumaş veya giysi). Aksi. İğne gibi batan.

Acutes : Aşırı. Dar. Keskin. Şiddetli. Açıkgöz. Akut. Ağır. Güçlü. Zeki.

Epigrammatical : Hiciv veya nükte veya vecizelerle alakalı. Özlü. Nükteli. Esprili. Veciz. Keskin. Vecizeli. Epigrametikal.

Hispid : Sert ve dikenli kıl veya tüylerle kaplı (hayvan veya bitki). Kaba saçlı.

Acutest : İlerlemiş. Şiddetli. Dar. Ağır. Güçlü. Dar (açı). Zeki. Açıkgöz. Keskin. Aşırı.

Jagged : Sivri uçlu. Pürüzlü. Çentik. Sarhoş. Dik. Tırtıklı. Sarp. Diş diş. Sivriltilmiş.

Echinated : Karıncalanan. Kıl gibi. İğne gibi batan.

 

Caustics : Sert. Kostik. Aşındırıcı maddeler. Yakıcı madde. Aşındırıcı. Kaynayan maddeler. Yakıcı. Kostik madde. Onur kırıcı.

Spinous synonyms : acanthous, brambly, brambliest, edged, pointed, cuspated, briary, mordacious, biting, acuate, acuter, spiny, doglegged, needly, cuspidated, echinate, acanthoid, aculeate, bramblier, argute, spinose, sarcastic, prickly, knifelike, incisive, spikiest, barbed, pinned, prickliest, spiky, acute, peppery, needlelike.

Spinous zıt anlamlı kelimeler, Spinous kelime anlamı

Pointless : Maksatsız. Anlamsız. Amaçsız. Manasızlık. Manasız. Yararsız. Etkisiz. Uçsuz. Boşuna. Saçma.

Spineless : Korkak. Yüreksiz. İradesi zayıf. Omurgasız. İradesiz. Cesaretsiz. Kılçıksız. Dikensiz. Metanetsiz. Bel kemiği olmayan.

Spinous ingilizce tanımı, definition of Spinous

Spinous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Spinose. Thorny.