Sporrans türkçesi Sporrans nedir

  • İskoç eteğinin önüne asılan kürk torba.

Sporrans ingilizcede ne demek, Sporrans nerede nasıl kullanılır?

Sporran : İskoç eteğinin önüne asılan kürk torba.

Sporadic : Hastalığın ara sıra, tek tük görülmesi, geniş alanlara yayılmaması. Sporadik. Düzensiz olarak oluşan veya seyrek olarak görülen, geniş sahalara yayılmayan veya tek tük görülen. Seyrek. Dağınık. Ara sıra görülen.

Sporadic abortus : Belirli bir neden olmadan seyrek görülen yavru atma. Sporadik yavru atma.

Sporadic bovine encephalomyelitis : Sığırlarda, chlamydia psittaci serotip-2 tarafından oluşturulan, damar duvarlarının, seröz zarların, eklem sinovyalarının yangısı ve seyrek olarak da ensefalomiyelitisle belirgin bir hastalık. klinik olarak yüksek ateş, zayıflık ve amaçsız yürüme görülür, buss hastalığı, bulaşıcı serözitis, sporadik sığır ensefalomiyelitisi, klamidiya enfeksiyonu. Sığırların sporadik ensafalomiyelitisi. Sporadik sığır ensefalomiyelitisi.

Sporadic disease : Sporadik hastalık. Salgından ayrı olarak tek tek oluşan olgular.

Spore case : Spor kılıfı.

Sporadin : Sporadin. Gregarine protozoonların olgun trofozoiti.

Sporadic lymphangitis : Atların arka bacak lenf damarlarında aniden biçimlenen ve özel olmayan bir yangıyla belirgin, bulaşıcı olmayan bir hastalığı, koca bacak hastalığı. Sporadik lenfangitis.

 

Sporangia : Sporanjium. Sporangiya. İçinde sporlar geliştirilen kese (botanik terimi). Sferüller. Spor kesesi.

Sporangium : Sporanjiyum. Sporkesesi. Sporangium. Spor torbası. İçinde sporlar geliştirilen kese (botanik terimi). Sporanj. Sporanjium. Sporlu bitkiler ve bazı mantarlardaki içinde sporların oluştuğu kesecik, sporanjiyum, spor torbası. Spor kesesi.

İngilizce Sporrans Türkçe anlamı, Sporrans eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sporrans ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pouch : Göz altında oluşan torbamsı şişlik. Torba. Avurt. Cebe indirmek. Kese. Poş. Gözaltı torbası. Torbalanmak. Yanakların elmacık kemiğinden çene kemiğine kadar olan ve ağız boşluğu hizasına gelen kısmı. Torba ya da cep biçiminde herhangi bir yapı. cep.