Sprains türkçesi Sprains nedir
Sprains ingilizcede ne demek, Sprains nerede nasıl kullanılır?
Sprain : Burkmak. Burkulmak. Burkulma. Burkulmak (bilek veya ayak vb). İncitmek. Burkulmayla incinme.
Sprained : Yerinden oynamış (bir eklem yerinin bağ dokuları ile ilgili). Burkulmuş. Yaralanmış. Yerinden oynamış (bir eklem yeri). İncinmiş.
Sprained ankle : Yerinden oynamış bilek. Yaralanmış bilek. Bilek burkulması. Burkulmuş bilek. İncinmiş bilek. Burkulan ayak. Dönmüş bilek.
Spraining : Burkmak. İncitmek.
Be sprained : Burkulmak.
Sprang : Kaynaklanmak. Çıtlatmak. Hapisten çıkarmak. Yay gibi fırlamak. Eğmek. Pat diye söylemek. Birden çıkmak. Bükmek. Eğilmek. Tahliye ettirmek.
Sprats : Çaça. Hamsi gibi küçük bir balık. Çaça balığı. Çaçabalığı.
Dispraised : Küçültme. Kötüleme. Ayıplama. Küçültmek. Kötülemek. Ayıplamak.
Sprat : Kemikli balıklar (teleostei) takımının, hamsigiller (clupeidae) familyasından, 13-17 cm kadar uzunlukta, hamsiye çok benzeyen, avrupa denizlerinde yaşayan bir tür. Çaçabalığı. Hamsi gibi küçük bir balık. Çaça. Çaça balığı. Bir tür ufak ringa balığı.
I sprained my ankle : Ayak bileğimi incittim.
İngilizce Sprains Türkçe anlamı, Sprains eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sprains ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Disservices : Hasar. Zararlı iş. Ziyan. Kırmak. Zarar. Kötülük. Zararlı davranış. İncitici davranış.
Galled : Ovalamak. İncinmek. Yara olmak. Kızdırmak. Gücendirmek. Yaralı. Sürterek yara yapmak. Sürtmek. Kızmak.
Strain : Bir bakteri veya virüsün farklı alt türlerinin, aralarında genetik farklılıklar bulunan grupları. Çok gayret etmek. Saptırmak. Eğilmek. Suş. Fizik, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Didinmek. Süzgeçten geçirmek. Gerilme. Gerinim.
Turns : Bozulmak. Dönmek. Geçmek. Dönüştürmek. Ters dönmek. Yöneltmek. Atlatmak. Vazgeçirmek. Olmak. Çark etmek.
Ski jump : Kayakçının yaptığı sıçrama. Atlama tepesi. Kayakçının yaptığı atlama. Kayakla atlama. Atlama pisti.
Harm : Zarar vermek. Zarar. Zararı dokunmak. Kötülük. Zedelemek. Halel getirmek. Hasar. Fenalık etmek. Fena etmek. Kötülük etmek.
Vault : Atlamak. Filmlerin dış etkilerden korunması ve saklanmasında kullanılan, havalandırma ve yangın söndürme donanımı bulunan madenden korumalık. Vücudun, sıçrama gücü ile bulunduğu dayanak yüzeyinden koparak ayrı bir düzeye konması. Yeraltı mezarı. Yüksek atlama. Engel atlamak. Sıçramak. Tonoz. Korunak. Dolap.
Give offense : Kırmak. Darıltmak. Gücendirmek. Sinirlendirmek.
Move : Kıpırdanmak. Kıpırdamak. Taşımak. Kımıldamak. Bir cismin başka bir cisme ya da cisimlere göre yer değiştirme eylemi. İlerlemek. Oynamak. Taşıma. Kıpırdatmak. Hareket etmek.
Sprains synonyms : pronk, hop skip, saltate, march equinox, take a hop, spraining, time of year, rick, ricochet, gall, galls, ricking, leap, bound, vernal equinox, burst, endamages, endamage, luxate, the twist, aggrieves, hop, reverberate, turn, distorting, endamaging, cuts, aggrieve, strains, rebound, resile, caper, bounce.
Sprains zıt anlamlı kelimeler, Sprains kelime anlamı
Autumnal equinox : Sonbahar ekinoksu. Sonbahar noktası. Güz ılımı. Sonbahar çekidi. Güz ılımı 23 eylül'e rastlayan ekinoks.
Stand still : Hareket etmemek. Hareketsiz durmak. Kımıldamadan durmak. Kımıldamamak. Kıpırdamamak. Hareketsiz kalmak.

Bu kısımda Sprains kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sprains ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sprains anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sprains ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.