Springes türkçesi Springes nedir

Springes ingilizcede ne demek, Springes nerede nasıl kullanılır?

Springe : Tuzağa düşürmek. Kapan. İlmekli tuzak. Tuzak.

Springed : Tuzak. Tuzağa düşürmek.

Springer : Atlayan kimse. Bombeleşmiş kutu. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Piliç. New mexico eyaletinde yerleşim yeri. Kemer ayağı. Kemer desteği. Kemer üzengi taşı. Spanyel türünden bir av köpeği. Üzengi taşı.

Springer spaniel : Spanyel türünden bir av köpeği.

Springers : Kemer ayağı. New mexico eyaletinde yerleşim yeri. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Kemer desteği. Bombeleşmiş kutu. Spanyel türünden bir av köpeği. Üzengi taşı. Piliç.

Cross springer : Çapraz kuşak.

Spring a leak : İşemek. Su almaya başlamak. Akmaya başlamak. Su sızdırmaya başlamak.

Hydrogen springer : Hidrojen şişi. Hidrojen kabarığı.

Spring bearing : Yaylı yatak.

Welsh springer spaniel : Galler springerspanyeli. İngiltere’den köken alan, muhtemelen 1300’lü yıllarında galler’de av köpeği olarak yetiştirilmiş, diğer spanyel ırklarıyla aynı geçmişe sahip, springer adı avı saklandığı yerde bulup korkutarak kaçırmasından gelen, orta boy, tüyleri ipeksi, orta uzunlukta, düz veya hafif dalgalı ve göğüs, karın bölgesi, bacaklar ve kuyrukta biraz daha uzun, rengi koyu kızıl ve beyaz parçalı olan, av sırasında bölgeden fazla uzaklaşma eğiliminde olduğundan altı aylıktan sonra sürekli eğitim görmesi gereken, av köpeği ve bekçi köpeği olarak yetiştirilen fakat günümüzde neşeli ve hareketli yapısı nedeniyle pet olarak gittikçe daha fazla tercih edilen köpek ırkı.

 

İngilizce Springes Türkçe anlamı, Springes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Springes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ski jump : Atlama pisti. Kayakla atlama. Kayakçının yaptığı sıçrama. Atlama tepesi. Kayakçının yaptığı atlama.

Decoys : Ayartıcı kimse. Yemlik. Av yerine çekmek. Tatbikat cephanesi. Ördek tuzağı. Yem. Çığırtkan kuş. Hile.

Ambuscaded : Pusuda beklemek. Tuzak kurmak. Pusuya düşürmek. Pusu kurmak. Pusu yeri. Pusuya yatmak. Pusu. Pusuya yerleştirmek.

Bounce : Kovmak. Girivermek. Sepetlemek. İşten çıkarmak. Sektirmek. Zıplatmak. Zıplamak. Sıçramak. Atılmak. Sıçratmak.

Jump : Atlamak. Fırlamak. Eğlenceli olmak. Havada takla. Hoplamak. Zonklamak. Hiçbir yere değmeden, gövdenin hızıyla atılan takla. Sıçramak. Üzerinden atlamak. Sıçrama.

Wire : İdare. Elektrik hatlarını döşemek. Elektrik tesisatı döşemek. Telgraf göndermek. Telle çevirmek. Tel. Kukla ipi. Telle bağlamak. Çıngı teli bağlamak.

Ambushes : Pusuya düşürmek. Tuzak kurmak. Pusu. Pusuya yatmak. Pusuya yerleştirmek. Pusuda beklemek. Pusu kurmak.

Burst : Çatlamak. Patlak vermek. Dolup taşmak. Patlak. Fışkırmak. Atılmak. Fırlamak. Patlama. Aniden açmak. Yarılmak.

Snappers : (argo) takma dişler. Kapanlevrek. Sahte dişler.

 

Baited : Yem. Baştan çıkarılmış. Rahatsızlık verilmiş. Olta yemi. Kandırılmış. Taciz etmek. Rahatsız etmek. Rahatsız edilmiş. Cezp edilmiş.

Springes synonyms : saltate, march equinox, hop skip, take a hop, pronk, trap, lure, decoying, skip, leapfrog, ambuscades, cobweb, ambush, hop, galumph, ambushing, decoy, spring equinox, springe, leap, capriole, colluding, vernal equinox, ambushment, catcher, vault, time of year, resile, curvet, circumventing, wires, ambuscade, enmeshes.

Springes zıt anlamlı kelimeler, Springes kelime anlamı

Stand still : Hareketsiz durmak. Hareketsiz kalmak. Kımıldamadan durmak. Hareket etmemek. Kıpırdamamak. Kımıldamamak.

Autumnal equinox : Sonbahar ekinoksu. Güz ılımı 23 eylül'e rastlayan ekinoks. Güz ılımı. Sonbahar noktası. Sonbahar çekidi.