Spryer türkçesi Spryer nedir

Spryer ingilizcede ne demek, Spryer nerede nasıl kullanılır?

Spryest : Canlı. Hareketli. Açıkgöz. Faal. Dinç. Çevik.

Spry : Faal. Hareketli. Canlı. Açıkgöz. Çevik. Dinç.

Spryly : Canlı bir şekilde. Açıkgöz bir şekilde. Enerjik bir şekilde. Dinç bir halde. Dinç bir şekilde. Aktif bir şekilde. Faal bir şekilde.

Spryness : Aktiflik. Enerjik olma durumu. Canlılık. Dinçlik.

Spraddle leg : Domuz ve tavşanlarda iskelet kaslarının iyi gelişememesi, kas ipliklerinin sayısının azlığı, aşırı derecede glikojen içermesi, arka bacakların birbirinden ayrık durması ve ayağa kalkamamayla belirgin doğuştan görülen, geçici nitelikte bir yapılış bozukluğu, kas tellerinin hipoplazisi. Ayrık bacaklılık.

Sprain : Burkulmayla incinme. Burkmak. Burkulmak. İncitmek. Burkulmak (bilek veya ayak vb). Burkulma.

Sprained : Yaralanmış. İncinmiş. Burkulmuş. Yerinden oynamış (bir eklem yeri). Yerinden oynamış (bir eklem yerinin bağ dokuları ile ilgili).

Sprained ankle : İncinmiş bilek. Dönmüş bilek. Yaralanmış bilek. Burkulan ayak. Burkulmuş bilek. Yerinden oynamış bilek. Bilek burkulması.

Sprag : Eğleç takozu. Maden ocağı direği. Dayak. Köstek. Maden ocağı desteği. Fren takozu. Morina balığı. Payanda. Yokuş mesnedi.

 

Spraining : İncitmek. Burkmak.

İngilizce Spryer Türkçe anlamı, Spryer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spryer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Freshest : Temiz. Yüzsüz. Körpe. Günlük. Zinde. Serin. Hayat dolu. Arsız.

Request : Yalvarmak. İstem. Resmen istemek. Talep etmek. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Talep. Rica. Ricada bulunmak. İstek. Dilemek.

Demagogy : Demagoji. Kışkırtıcılık. Halkavcılığı.

Cute : Hoş. Cici. Akıllı. Sevimli. Zeki. Zarif. Şirin. Kurnaz.

Devotion : Özveri. Aşıklık. Fedakarlık. Bağlılık. Duygusal bağlılık. Teslimiyet. Adama. Takva. Sadakat. Dua.

Busiest : Meşgul. Yoğun. En meşgul. İşlek.

Fleet : Çabuk. Donanma. Park. Süratli. Yürük. Fani. Alay. Seyretmek. Filo.

Canny : Sakin. İdareli. Dikkatli. Tedbirli. Hoş. Tutumlu. Uyanık. Zarif. Kurnaz.

Plea : Savu. İtiraz. Özür. Müdafaa. Rica. Bahane. Yalvarma. Mazeret. Dava.

Acuter : Aşırı. Dar (açı). Akut. Sivri. Keskin. Şiddetli. Dar. Zeki. Güçlü.

Spryer synonyms : beany, dynamic, animated, alert, fly, heartier, frim, courtship, dashing, acutes, husky, cannier, benediction, bio, bounciest, huskiest, breeziest, actives, briskest, breezier, bobbish, florid, heartiest, brisker, hale, brisks, busy, blessing, demagoguery, activating, adjuration, astute, haling.