Stabs türkçesi Stabs nedir

Stabs ile ilgili cümleler

English: Jale had twenty-one knife stabs in her body.
Turkish: Jale'nin vücudunda yirmi bir tane bıçak izi vardı.

Stabs ingilizcede ne demek, Stabs nerede nasıl kullanılır?

Stab at : Saplamak.

Stab from the back : Arkadan vurmak.

Stab in the back : Üzmek. Sırtından bıçaklama. Yaralamak. Sırtından vurma. Hainlik etmek. Şaşırtmak. Kalleşlik etmek. Sırtından vurmak. Sırtından bıçaklamak. Kalleşlik yapma.

Stab somebody in the back : Sırtından vurmak. İhanet etmek.

Stab wound : Kesici ve delici alet yarası. Bıçak yarası.

Have a stab at : Denemek. Kalkışmak. İlk kez denemek.

Stabbings : Bıçaklama. Hacamat. Saplama. Bıçak gibi.

Stabbed : Bıçaklamak. Delmek. Saplamak. Bıçaklanmış. Hançerlemek. İhanet etmek.

Stab : Batırmak. Yavaş yavaş düşmek (kıymet veya fiyat). Saplamak. Hançerlemek. Bıçaklamak. İhanet etmek. Denemek. Delmek. Zımbalamak. Şişlemek.

Stabile : Sabit. Dengeli. Sabitleştirilmiş bir çerçeveye tutturulmuş çeşitli parçalardan oluşan soyut heykel. Durağan. Stabil.

İngilizce Stabs Türkçe anlamı, Stabs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stabs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Poniard : Hançer. Kama.

Doublecross : Bir sözü birini tutmamak. Kazık atmak. Kandırmak. Aldatmak.

Flouting : Burun kıvırmak. Saygısızca karşı gelmek. Uymamak. Reddetmek. Küçümsemek. Zıddına gitmek. Hor görmek. Takmamak. Alay etmek.

Broaches : İleri sürmek. Açmak. Çekmek. Del. Açmak (bir konuyu). Şiş. Delik açmak. Konuya girmek. Şişlemek.

Empierce : İçyüzünü görmek. Delik açmak. Delip geçmek. İçine işlemek. Nüfuz etmek. Tesir etmek. Sırrını anlamak. Etkilemek.

Poke : Yavaş gitmek. İtelemek. Dürterek sokmak. Karıştırmak. Araştırmak. Kurcalamak. Dürtüklemek. Parmak baston vb ile dürtmek. Aramak.

Stab : Batırmak. Denemek. Şişlemek. Yavaş yavaş düşmek (kıymet veya fiyat). Zımbalamak.

Thrust : Dürtmek. Süngülemek. Hücum etmek. Saldırmak. Tıkmak. Sokmak. İtmek. Dayamak. Sıkıştırmak.

Pink : Süngü ile delmek. Kliketli çalışmak (araba). Kenarını oyalamak. Kenarını zikzaklı kesmek. Delmek (süngü ile). Pembe. Teklemek. Tavşanağzı.

Broach : Şişlemek. İleri sürmek. Şiş. Açmak. Açmak (bir konuyu). Çekmek. Del. Konuya girmek. Delik açmak.

Stabs synonyms : pinker, pinks, pinked, knifes, ratted, betray, deceive, stabler, dig in, deceives, flouted, flouts, flout, cleave, dig through, betraying, dig into, ratting, prod, anchoring, pierces, bore, chive, poniarded, knife, drives, drill, jabbed, stabbed, dig, jabs, injure, knifed.