Stacking türkçesi Stacking nedir

Stacking ile ilgili cümleler

English: Ali spent all morning stacking firewood.
Turkish: Ali bütün sabahı yakacak odun istifleyerek geçirdi.

Stacking ingilizcede ne demek, Stacking nerede nasıl kullanılır?

Stacking gel : Yükleme jeli. Toplayıcı jel. Proteinlerin elektroforezinde kullanılan ve elektroforez edilecek proteinlerin belirli bir hatta yığımlanmasını sağlayan jel türü.

Stacking swivel : Çatı kancası. Tüfekteki çatı kancası.

Offset stacking : Ofset yığınlama. Ayırarak yığma.

Unstacking : İstiften ayırmak. İstiften çıkarmak.

Stack and scale to : Yığınla ve ölçekle.

Stack machine : Küme istemli makine. Yapısında ve işleyişinde yığıtlari temel öğe olarak kullanan, bu bakımdan, yazmaç makinesi de denilen geleneksel "von neumann makineleri"nden ayrılan bilgisayar türü. Yığıt makinesi. Yığıt makinası. Kümesel makine.

Stack the cards : Kağıtları dizmek. Hile yapmak. Oyun kağıtlarını hile ile düzenlemek. Kartları ayarlamak.

Stack up : Yığmak. İstenen ölçülerde olmak. İstenen ölçülere uygun olmak. Yığılmak. Bir araya toplamak. Düzenli yığmak. Karşılaştırmak.

Stack of bones : Kemik yığını. Kemik istifi. Kemik topluluğu.

Stack memory : Yığıt bellek. Yığın bellek.

 

İngilizce Stacking Türkçe anlamı, Stacking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stacking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Condensation : Özet. Kısaltma. Koyulaştırma. Gaz evreden sıvı evreye geçiş. benzer moleküllerin bir araya gelerek daha karmaşık bir molekül yapmaları. (örn. çoğuzlanma.) iki molekülün bir araya gelip küçük bir molekülü dışarı atarak yeni bir molekül oluşturması. kimi molekül ya da taneciklerin bir araya toplanarak asıltı tanecikler oluşturması. Özdeklerin uçun halinden sıvı hale dönüşmesi. Coğrafya, fizik, uzay, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Bir maddenin hacmine oranla ağırlığının artması. Yoğunlaşma. Sıklaştırma.

Masonries : Duvarcılık. Taş yontmacılığı. Farmasonluk. Duvarcı işi. Taş. Taşçılık. Taşcılık. Masonluk.

Accumulation : Ürem ve diğer kazançların ana paraya eklenmesi. bir amaç için para biriktirme. Yığılma. Birikme. Teraküm. Toplanma. Biriktirme. Birikim. Herhangi bir ilaç veya zehirli maddenin değişik nedenlere bağlı olarak bazı organ veya dokularda birikmesi, akümülasyon. Birikinti. Mal ve sermayenin toplanıp çoğalma süreci. tasarrufların yeni yatırımlar şeklinde sermaye stokuna eklenmesi. işletme karının kar payı olarak dağıtılmayıp özkaynağa eklenmesi.

Agglomerates : Toplama. Yığmak. Yığılmak. Yığışma. Bir araya toplamak. Toplanmak. Toplamak. Bir araya getirmek.

Chunking : Daha küçük bilgi birimlerinin daha büyük düzenli birimlere dönüştürülmesi. İri parçalar halinde kopma. Bölümleme. Büyük parça kopması. Lastiğin topaklanması. Bölmeleme.

 

Concentration : Çözünen madde miktarının çözen madde miktarına oranı. Dikkati bir noktada toplama. Tahşit. Toplanım. Toplama. Nüfusun ve ekonomik etkinliklerin belli yerleşim yerlerinde ya da kent özeklerinde toplanması süreci. Yoğunlaşma. Fizik, kimya, uzay, iktisat, nükleer enerji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir araya getirme.

Conglomeration : Yığılma. Holding. Kümelenme. Oluşum. Yığın. Küme. Bir araya toplanma. Birikinti. Birikim.

Stowage : İstif vergini. İstif ücreti. İstifçilik. Yükü istif etme. Yük. İstifleme ücreti. Kasa dairesi. Depolama.

Impressive : Etkileyici. Usturuplu. Tesirli. Çarpıcı. Duyguları etkileyen. Etkili.

Stacking synonyms : gram's stain, gram stain, gram method, gram's procedure, gram's method, pilings, piling, masonry, storing, stowages, hoarding, amassment, dyeing, hoard, spectacular, agglomeration, stack, hoardings, agglomerations, conglomerations, dramatic, agglomerate, condensations, stowing, amassments.

Stacking zıt anlamlı kelimeler, Stacking kelime anlamı

Unimpressive : Etkileyici olmayan.

Intrusive : Araya giren. Sırnaşık. Zorla giren. Davetsiz. İzinsiz giren. Elverişsiz. Mütecaviz. İzinsiz ve davetsiz giren. Zorla içeri giren. Kullanışsız.