Stagger türkçesi Stagger nedir
- Şaşırtmak.
- Sendelemek.
- Çakışmayacak şekilde düzenlemek.
- Şoke etmek.
- Bocalamak.
- Tökezlemek.
- Sersemlemek.
- Afallatmak.
- Yalpalamak.
- Hayrete düşürmek.
- Ayrı ayrı zamanlara göre düzenlemek.
- Sendeleyerek yürümek.
- Tereddüt etmek.
- Sallanmak.
- Sersemletmek.
- Derecelendirmek.
- Tereddüd etmek.
Stagger ile ilgili cümleler
English: Ali staggered in.
Turkish: Ali içeride sendeledi.
English: Ali staggered away.
Turkish: Ali uzakta tökezledi.
English: Ali staggered and fell.
Turkish: Ali sendeledi ve düştü.
English: Ali staggered home.
Turkish: Ali eve giderken sendeledi.
English: Ali staggered home from the bar.
Turkish: Ali bardan eve giderken sendeledi.
Stagger ingilizcede ne demek, Stagger nerede nasıl kullanılır?
Stagger formation : Kademeli dağınık düzen.
Staggered : Dereceli. Aşamalı. Çapraz. Çakışmayacak şekilde düzenlenmiş. Dirsekli. Derecelendirilmiş.
Staggered conformation : Ayrık konoluşum. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Özdecik ekseni doğrultusunda bakıldığında, iki topağı üst üste görünmeyen, bir topağın öğecikleri öbürününkiler arasında görünen biçim (etanın iki metil topağında olduğu gibi).
Staggered polepiece pickup : Kademeli manyetik. Manyetik kutupları farklı yüksekliklerde konumlandırılmış, genellikle tekli manyetik türü.
Staggerer : Sendeleyen. Bocalayan kimse. Telaşlandıran kimse. Şoke eden kimse. Çok zoru soru (argo terim). Dengesiz bir şekilde yürüyen kimse. Sendeleyerek yürüyen.
Staggering : Sendeleyen. Şok edici. Afallatıcı. Sarsan. Sallayan. Şaşırtıcı. Basamaklandırma. Zikzaklı sıralama. Sersemletici. Sendeleme.
Stag beetles : Makaslı böcek. Geyikböcekleri. Yereşeği. Geyik böceği. Erkeğinin geyik boynuzlarına benzeyen büyük dallı çeneleri olan büyük ve koyu renkli bir böcek türü. Geyikböceği. Makaslıböcek. Geyikböceği ve benzerlerini içine alan kınkanatlılar familyası.
Staggers : Delibaş. Baş dönmesi ve göz kararması. Delibaş hastalığı (vet.).
Blind staggers sydrome : Kör sendelemesi sendromu. Koyun ve sığırlarda halsizlik, amaçsız yürüme, tökezleme, halsizlik, körlük ve felçle belirgin, beyin yangısı, hepatik ensefalopati veya kronik kurşun zehirlenmesi gibi nedenlerden kaynaklanabilen bir grup klinik belirtiler topluluğu.
Staggeringly : İnanılmayacak derecede. Sendeleyerek. Şaşırtan bir şekilde. Dengesiz bir şekilde yürüyerek. Telaşlandıran bir şekilde. Son derece. Hayranlık bırakan bir şekilde. Şoke edici bir şekilde. Hayrete düşüren bir şekilde. Bocalayarak.
İngilizce Stagger Türkçe anlamı, Stagger eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stagger ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Graduating : Derecelemek. Bitirmek. Sınıflandırmak. Mezun. Ayrılmak. Derecelere ayrılmak. Diploma vermek. Mezun etmek. (üniversiteden) mezun olmak.
Dither : Eli ayağına dolanmak. Kıpırtılandırmak. Duraksamak. Eli ayağı titremek. Panik yapmak. Telaşa kapılmak. Telaş. Kararsız olmak.
Careened : Karinaya bastırmak. Yan yatmak (gemi). Sarsılmak. Bir yandan bir yana hafifçe sallanarak gitmek veya ilerlemek (motorlu araç). Bir yana yatmak (hızla giderken). Karinalamak. Yan yatmak gemi. Karina etmek.
Dillydallied : Geciktirmek. (argo) oyalanmak. Zaman geçirmek. Ertelemek. Ayak sürümek. Başka bir zamana bırakmak. Ağır davranmak. Kararsız. Vakit öldürmek.
Baffles : Önlemek. Şaşkına çevirmek. Bozmak. Engel olmak. Zor gelmek. Boşa çıkarmak.
Fluctuated : İnip çıkmak. Azalıp çoğalmak. Yükselip alçalmak. Kararsız olmak. Yükselip azalmak. Dalgalanmak. Değişmek. Düzensiz hareket etmek.
Stupefies : Şaşkınlık uyandırmak. Uyuşturmak. Aptallaştırmak. Serseme çevirmek. Bunaltmak. Çok şaşırtmak.
Falter : Sersem sersem yürümek. Düşmek. Titremek (ses). Kekelemek. Gücünü kaybetmek. Duraklamak. Azalmak. Tutuk konuşmak.
Dawdle along : Ağırdan almak. Oyalanmak. Ağır davranmak.
Bamboozles : Kandırmak. İşletmek. Kazıklamak. Yamuk yapmak. Kafeslemek. Üçkağıda getirmek. Aldatmak.
Stagger synonyms : demur, fluctuate, bemuse, demurs, bumbles, fluffing, snags, get confused, bewilder, befuddles, give somebody a tumble, dallies, lurched, befuddling, lurches, gradated, bemaze, fill with wonder, halted, boggle the mind, graduate, falters, nonplus, besots, fluster, balk at, shimmied, halt, calibrated, be vague about something, blunders, dazing, bob.
Stagger zıt anlamlı kelimeler, Stagger kelime anlamı
Ride : Gırgıra almak. Arabaya binmek (sürmeden). Bindirmek. Kullanmak. Arabayla gezmek. Yüzmek. Üst üste binmek. Kayar gibi görünmek (ay, bulut vb). Havada kalmak. Süzülmek.
Stagger ingilizce tanımı, definition of Stagger
Stagger kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Often in the plural. To cause to reel or totter. To reel or totter. To move to one side and the other, as if about to fall, in standing or walking. A reeling motion. An unsteady movement of the body in walking or standing, as if one were about to fall. Vertigo. To sway. Not to stand or walk with steadiness. As, the stagger of a drunken man.

Bu kısımda Stagger kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stagger ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stagger anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stagger ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.