Stand trial türkçesi Stand trial nedir

  • Yargılanmak.
  • Mahkemede yargılanmak.
  • Mahkeme edilmek.
  • Denenmek.
  • Mahkeme olmak.
  • Hakim karşısına çıkmak.
  • Mahkemeye çıkmak.

Stand trial ile ilgili cümleler

English: The defendant was about to stand trial when he grabbed the deputy's gun and shot the judge.
Turkish: Davalı, milletvekilinin silahını kaptığında ve yargıcı vurduğunda yargılanmak üzereydi.

Stand trial ingilizcede ne demek, Stand trial nerede nasıl kullanılır?

Stand : Durmak. Kanıtlamak. Ayaklık. (teklif) geçerli olmak. Ayağa kalkmak. Büret ve diğer cam malzemelerin tutturulması için metalden yapılmış, ayak ve çubuk kısmından ibaret laboratuvar malzemesi. Göğüs germek. Dayanmak. Statif. Direnmek.

Trial : Yargılama. Atletizm, hukuk, eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dert veya tasa. Duruşma yöntemi. Denek. Sınavı. Örnek. Deneme yapmak. Araştırmacının, deneklere yöntemi uyguladığı, verileri elde ettiği ve çıkan sonuçların değerlendirdiği ve bu üç elementi tasarım sırasında denetlediği bir çalışma. bir olayı veya genel bir gerçeği keşfetmek veya göstermek için kullanılan bir işlem. Eğitim ve öğretimle ilgili bir kuramın, bir görüşün, bir yöntemin uygulama olanağını araştırmak, bir öğrenci ya da öğretmen topluluğuyle ilişkili sorunların çözümü için önerilen çözüm yollarının geçerliğini anlamak amacıyla bilimsel ölçüler içinde ortam hazırlama ve tasarlanılan şeyi deneme eylemi.

 

Fit to stand trial : Mahkemede yargılanabilir.

Stand a chance : Eline fırsat geçmek. Şansı olmak.

Stand a drink : İçki ısmarlamak.

Stand against : Karşı çıkmak. Karşı gelmek. Muhalefet etmek. Karşı durmak. Karşı duruş sergilemek.

İngilizce Stand trial Türkçe anlamı, Stand trial eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stand trial ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be tested : Sınanmak. Teste tabi tutulmak. Testten geçirilmek. Test edilmek. Testten geçirmek.

Come up : Çıkagelmek. Çıkmak. Karşılaşmak. Londra'ya gelmek. Tutulmak. Yükselmek. Ortaya çıkmak. Yükselmek (güneş). Yaklaşmak. Sokulmak.

Appear in court : Mahkeme huzuruna çıkmak.

Stand trial synonyms : be tried, be on trial.