Staves türkçesi Staves nedir

  • Porteler.
  • Nota çizgileri.

Staves ingilizcede ne demek, Staves nerede nasıl kullanılır?

Stave in : Vurarak kırmak. Fıçıda delik açmak. Kırmak. Delinmek. Çökertmek. Delmek. Kırarak delik açmak. Ezmek.

Stave off : Geciktirmek. Bir süre için kurtulmak. Bertaraf etmek. Savmak. Geçici olarak savmak. Atlatmak. Sepetlemek. Defetmek. Uzaklaştırmak.

Stave rhyme : Aliterasyon.

Stave : Kesim. Çubuk. Çıta. Şiir kıtası. Bertaraf etmek. Fıçıyı tahtalarla donatmak. Çökertmek. Kıta. Uzaklaştırmak. Değnek.

Staved : Fıçıyı tahtalarla donatmak. Bertaraf olmuş. Bertaraf edilmiş.

Carl gustave : Bir makineli silah türü.

Carl gustav jung : Sigmund freud ile çalışmış ve sonrasında kendi psikolojik teorisini geliştirmiş olan isviçreli bir psikiyatr ve psikolog. Carl jung (1875-1961).

Stab : Batırmak. İhanet etmek. Bıçaklamak. Delmek. Denemek. Saplamak. Hançerlemek. Yavaş yavaş düşmek (kıymet veya fiyat). Zımbalamak. Şişlemek.

Staving : Çubuk. Fıçıyı tahtalarla donatmak. Kıta. Uzaklaştırmak. Şiir kıtası. Bertaraf etmek. Fıçı tahtası. Değnek. Çıta. Çökertmek.

Stab at : Saplamak.

İngilizce Staves Türkçe anlamı, Staves eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Staves ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Articulate : Boğumlu. Açık bir şekilde telaffuz etmek. Dile getirmek. Düşünce ve duygularını rahatça dile getirebilen. Eklemli. Tane tane söylemek. Açık seçik konuşmak. Hecelemek. Açık seçik belirtmek. Açık bir şekilde ifade etmek.

Lay out : Düzenlemek. Hazırlamak. Maket. Paralamak. Vurmak. Sergilemek. Sarf etmek. Yaymak. Sermek. Düzen.

Outstare : Yenmek. Üstesinden gelmek. Bakışlarıyla altetmek. Alt etmek.

Verbalize : Dile getirmek. Sözcüklerle ifade etmek. Açıklamak. Sözcüklere dökmek. Fiile çevirmek. Sözlü ifade edilmek. Sözle ifade etmek. Söze dökmek. İfade etmek. Sözle anlatmak.

Supply : Tamamlamak. Temin. Vermek. Sunum. Mevcut. Arz. İkmal. Gidermek. Satıcıların belirli bir dönemde piyasada değişik fiyatlardan satmaya razı olduğu mal, hizmet ya da üretim faktörü miktarı. Tedarik etmek.

Observe : Gözetlemek. Yerine getirmek (bir adeti). Yerine getirmek. Görmek. Uymak (kanun vb'ne). Kutlamak. Dikkatle bakmak. Söylemek. Görüş belirtmek. Riayet etmek.

Note : Nota. Bir devletin başka bir devlete ya da onun elçisine yazılı ya da sözlü olarak yaptığı bildiri. Kağıt para. Pusula. Belge. Bir sesin konumu ve perdesi ile biçimi ve süresini gösteren işaret. Bilgisayar, gitar, tarih alanlarında kullanılır. Bir görüşmede yanıtlayıcının yaklaşımı, görüşme ortamı ve duruma eşlik eden koşulları belirtmek üzere görüşmecinin tuttuğu kısa yazım. Fatura. Not etmek.

Vocalize : Sesli duruma getirmek. Noktalamak (harf). Ağızlamak. Vokal yapmak. Sesli harf yerine kullanmak. Seslendirmek. Ünlüye dönüştürmek.

Add : Toplamını almak. Uzatmak. Çalmak. Toplamak. Artırmak. Aşınma payına bağlı yeni bir varlık biriminin, işletme varlığına eklenmesi, ya da varlık içindeki bir birimin yeniden yapım özelliğiyle genişletilmesi. Bindir. Katmak. Neticelenmek. Eklemek.

 

Reply : Geri cevaplamak. Cevaplandırmak. Karşılık. Cevap vermek. Cevaba cevapla karşılık vermek. Cevaba cevap. Yanıt vermek. Yanıtlamak. Karşılık vermek.

Staves synonyms : give tongue to, outface, summarise, misstate, vocalise, stare down, give, precede, answer, look, represent, sum, utter, mention, present, gaze, respond, explain, summarize, append, stargaze, remark, premise, tell, announce, declare, introduce, verbalise, get out, express, enunciate, sum up, preface.

Staves zıt anlamlı kelimeler, Staves kelime anlamı

Dominant : Hükümran. Dominant. Galip. Dominat. Tesirli. Başat. Egemen. Hakim. Hükmeden. Yüksek.

Upper class : Kaymak tabaka. Zenginler sınıfı. Üst tabaka. Yüksek sınıf. Üst sınıf. Sosyoekonomik üstünlüğü olan sınıf. Yüksek tabaka.

Middle class : Orta tabaka. Burjuva. Orta sınıftan olan. Orta direk. Orta halli. Orta sınıf. Orta tabaka halk.

Staves antonyms : high status, low status, activeness, homozygosity, subordinate, lower class, unemployment, being, motionlessness, immaturity, employment, nonexistence, union, imperfection, nonbeing, inaction, unskillfulness, inactiveness, heterozygosity, perfection, separation, dystopia, inactivity, motion, maturity, utopia, activity, action, disorder, order.

Staves ingilizce tanımı, definition of Staves

Staves kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of Staff.