Stays türkçesi Stays nedir
Stays ile ilgili cümleler
English: Ali never stays anywhere longer than three days.
Turkish: Ali bir yerde üç günden daha uzun süre asla kalmaz.
English: Ali isn't up yet. He usually stays in bed until 7:30.
Turkish: Ali henüz kalkmadı. O genellikle 7.30'a kadar yatakta kalır.
English: Ali always stays in bed until noon on Sundays.
Turkish: Ali her zaman pazar günleri öğleye kadar yatakta kalır.
English: Ali always stays at school as late as the teachers allow him to.
Turkish: Ali her zaman öğretmenler kendisine izin verdiği sürece geç saatlere kadar okulda kalır.
English: Ali doesn't care whether Mary stays or goes.
Turkish: Ali Mary'nin kalmasını ya da gitmesini umursamıyor.
Stays ingilizcede ne demek, Stays nerede nasıl kullanılır?
Staysail : Velena. Velestralya. Flok yelkeni. Velena yelkeni.
Staysails : Velestralya. Velena. Flok yelkeni. Velena yelkeni.
Forestays : Bir gemi direğinin ön halatı (bir gemide). Pruva ana istralyası.
Mainstays : Dayanak noktası. Ana istralya. Çarmıh.
Outstays : Gereğinden fazla kalmak. Geçirmek (tatil). -den daha fazla kalmak. Geçirmek (tatil vb.). Fazla kalmak.
Stay an order : Kararı durdurmak.
Stay alive : Hayatta kalmak.
Stay awake till morning : Sabahlamak. Sabahı bulmak.
Stay behind : Yedek. Geri kalmak. Arkada kalmak. Geride durmak.
Stay away from : Uzak durmak.
İngilizce Stays Türkçe anlamı, Stays eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stays ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cestus : Kuşak. Kemer.
Girdle : Çevrelemek. Kuşak ile sarmak. Yüzük kaşı. Miyanbend. Kuşakla sarmak. Gördıl. Kuşak. Kuşatmak. Diyatome hücrelerinin kabuklarını tutan kabuk içi bant.
Hoof : Çiftelemek (at vb). Toynaklı hayvan. Yaya gitmek. Toynak. Yol tepmek. Toynaklı olan memelilerin parmaklarının uç bölgesinde, ön tarafını korumaya yarayan boynuz maddesinden yapılmış kısım. Tepmek. Dans etmek. Sağ.
Feet : Ayaklar. Fit. Foot ölçüsü. Foot. Çoğul olarak ayak.
Foundation : Bir taşınmazın gelirinin, iyesince, sürekli olarak, belli bir ya da birkaç kamu işgörüsü için ayrılması. kamu yararına ayrılmış olan bu tür taşınmazların yönetimi ile görevlendirilmiş kamu kurumu. Makyaj temeli olarak kullanılan kozmetik krem. Yapma. Bir topluluk veya bir kimse tarafından belirli bir amacın gerçekleştirilmesi için belli koşullar ve resmi yolla tahsis edilen mal ve para varlığı. çeşitli toplumsal alanlarda hizmet vermek, hayır işleri görmek üzere bir topluluk veya bir kimse tarafından bırakılan mülk ve paranın idare edildiği, ticari etkinlikleri dışında kurumlar vergisinden bağışık tutulan ve kar amacı gütmeyen tüzel kişilik. Kurma. Döşek. Topluma hizmet amaç ve göreviyle kurulan kurum. Tesis. Bağlıbağış kurumu.
Bearing : Taşıyan. Mil yatağı. İlinti. Duruş biçimi. Ürün verme. Katlanma. Dayanma. Rota. Rulman.
Corseting : Korsa. Korset.
Foot : Gitmek. Ödemek. Fut. Çıkarmak. Ayak kısmını örmek. Oynamak. Bacakların, bilekten sonraki bölümü. Dip. Yaya yürümek.
Plates : Tabaklar. Maça kurutma levhası.
Pillar : Dikme. Önemli yandaş. Önemli üye. Sütunlarla desteklemek. Kagir ayak. Payanda. Sütun. Destek.
Stays synonyms : corset, buttresses, pillared, supporter, foundation garment, hoofing, jamb, bodices, buttress, panty girdle, counterfort, girdles, histrionics, supporters, jambs, corsets, pes, hooves.

Bu kısımda Stays kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stays ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stays anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stays ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.