Korse nedir, Korse ne demek

Korse; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • İnce görünmek için kullanılan esnek iç giysisi.
  • Herhangi bir darbeden zarar görmemesi için boyna takılan, bel fıtığı gibi durumlarda bedeni düzgün tutmaya yarayan nesne, sargaç

Korse hakkında bilgiler

Korse, genel olarak kadınların zayıf gözükmek için kullandığı esnek iç giysisidir. Herhangi bir darbeden zarar görmemesi için boyna takılan, bel fıtığı gibi durumlarda bedeni düzgün tutması amacıyla da kullanılabilmektedir.

Korse anlamı, kısaca tanımı:

Esnek : Görüş ve tutumlarında katı olmayan. Bir dış gücün etkisi altında uzama, kısalma, eğrilme vb. biçim değişikliklerine uğradıktan sonra, etkinin kalkmasıyla eski biçimini alabilme özelliğinde olan, elastik, elastiki. Değişik yorumlara elverişli.

Giysi : Her türlü giyim eşyası, giyecek, elbise, kıyafet, esvap, libas, urba.

Darbe : Vuruş, çarpış. Bir ülkede baskı kurarak, zor kullanarak veya demokratik yollardan yararlanarak hükûmeti istifa ettirme veya rejimi değiştirecek biçimde yönetimi devirme işi. Birini kötü duruma düşüren, sarsan olay.

Zarar : Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat.

Görme : Görmek işi, rüyet.

Boyna : Sandalı kıçtan yürüten kısa kürek, boyana.

 

Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon.

Beden : Vücudun, baş, kol ve bacak dışında kalan bölümü, gövde. Giysilerde ölçü. Kale duvarı. Canlı varlıkların maddi bölümü, vücut.

Düzgü : Norm.

Tutma : Destekleme. Yanaşma. Tutmak işi. Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma, markaj.

Korseci : Korse yapan veya satan kimse.

Korsecilik : Korsecinin yaptığı iş.

Korseli : Korsesi olan.

Korsesiz : Korsesi olmayan.

İnce : Tiz (ses), pes karşıtı. Zayıf. Hafif, gücü az. Taneleri ufak, iri karşıtı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Ayrıntılı. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı.

Görünmek : Azarlamak. Gözdağı vermek. İzlenim uyandırmak. Görülür duruma gelmek, görülür olmak, gözükmek. Benzemek, görünüşünde olmak.

Nesne : Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje. Öznenin dışında kalan her konu, obje. Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç.

Genel : Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne).

 

Kadın : Bayan. Hizmetçi bayan. Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan. Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen.

Zayıf : Başarısızlığı gösteren not. Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan. Görevini yapacak yeterli gücü olmayan. Önemli, güvenilir olmayan. Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan. Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan). Çok az. Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz. Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan.

Gözükmek : Görünmek.

Korsekopelek : Toprağı eşen bir sürüngen, köstebek

Korsen : Yetersiz ışık (Kaman)

Diğer dillerde Korse anlamı nedir?

Almanca'da Korse : n. Korsett

Rusça'da Korse : n. корсет (M)