Steady state growth türkçesi Steady state growth nedir
- Bir ekonomide, makroiktisadi değişkenlerin sabit bir oranda arttığı durumdaki iktisadi büyüme. krş. dengeli büyüme.
- Durağan durum büyümesi.
- İktisat alanında kullanılır.
Steady state growth ingilizcede ne demek, Steady state growth nerede nasıl kullanılır?
Steady : Sürekli. Muntazam. Ciddi. Düzenli. Doğru yolda tutmak. Sabit durum. Oynamaz. Kız arkadaş. Yeri, büyüklüğü ya da özelikleri değişmeyen. Sağlam.
State : Açıklamak. Ayıtmak. Yağday. Nesnelerin kesin olarak tanımlanmış koşullardaki ortak niteliklerinin tümüne verilen ad. anlamdaş durum. Belirlemek. Eyalet. Beyan etmek. Görkem. Tantana. İfade etmek.
Growth : Geliştirme. Büyüme. Nema. Büyümüş şey. Yükseliş. Bir bitkiden sarkan dallar. Kaynak. Sürgün. Filiz. Fidan.
Steady state : Ekonomi, fizik, kimya, iktisat alanlarında kullanılır. Sürekli durum. Sürer durum. Kalıcı durum. Kararlı koşullar. Kararlı hal. Yatışkın durum. Solow büyüme modelinde işçi başına sermayenin ve buna bağlı olarak işçi başına üretimin değişmediği durum. ekonominin başlangıçta sahip olduğu sermaye stoku ne olursa olsun uzun dönemde ulaştığı nokta. bir iktisadi modelde yer alan değişkenlerin hiçbirinin değişmediği durum. Kararlı durum. Sürer duru.
Steady state potential : Yatışkın durum potansiyeli. Sıfır ya da belirli ve saptanmış akım koşullarında, kalımlı durumda ölçülen potansiyel.
Steady state equilibrium : Durağan durum. Solow büyüme modelinde işçi başına sermayenin ve buna bağlı olarak işçi başına üretimin değişmediği durum. ekonominin başlangıçta sahip olduğu sermaye stoku ne olursa olsun uzun dönemde ulaştığı nokta. bir iktisadi modelde yer alan değişkenlerin hiçbirinin değişmediği durum.
Static or steady state position error : Kalıcı konum hatası.
Steady state potential : Kararlı hal potansiyeli. Yatışkın durum gerilimi.
Static or steady state acceleration error : Kalıcı ivme hatası.
Steady state acceleration error : Kalıcı ivme hatası.
İngilizce Steady state growth Türkçe anlamı, Steady state growth eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Steady state growth ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.
A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.
A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.
A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.
A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
Steady state growth synonyms : abnormal budget expenditures, a shift in individual demand, a shift in supply, abnormal budget receipts, a type mutual funds, ability to pay approach.

Bu kısımda Steady state growth kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Steady state growth ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Steady state growth anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Steady state growth ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.