Stearyl türkçesi Stearyl nedir

  • Stearil.

Stearyl ingilizcede ne demek, Stearyl nerede nasıl kullanılır?

Stearyl alcohol : Stearil alkol.

Stearate : Stearat. Stearik asit tuzu.

Stearic : Stearik. Organik gliserit halinde bulunan.

Stearic acid : Stearik asid. Stearik asit. Onsekiz karbonlu doymuş yağ asidi. İç yağı asidi. Hayvan yağlarında özellikle hücre zarlarındaki lipitlerde bol bulunan 18 karbon atomlu doymuş bir yağ asidi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Stearin : Donyağı. Stearin.

Stearine : Stearin.

Stearrhea : Steatore. Stere. Derinin yağ bezlerinden çıkan ifrazatın anormal biçimde artması. Steare.

Stearoptene : Stearopten.

Lead stearate : Kurşun stearat.

Stearodermia : Derideki yağ bezlerinin hastalığı. Stearodermi.

İngilizce Stearyl Türkçe anlamı, Stearyl eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stearyl ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Thieve : Hırsızlık yapmak. Hırsızlık etmek. Çalmak.

Level : Mantıklı. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, uzay, madencilik alanlarında kullanılır. Bir aygıtın ya da cismin yatay olup olmadığını gösteren araç. Seviyeli. Bir nesnenin bir başkasına göre kimi niceliklerinde ya da konumunda gösterdiği ayrılık derecesi. Düzey. Sıradüzensel bir düzenlemede, bir öğenin astlık derecesi. Nicem düzeneğinde, öğecik özdeciklerinin bulunabildiği kesikli değerlerdeki erkelerden her biri. Amaç olarak seçmek. Dengeli.

 

Hustle : Hile ile satmak. Sıkıştırmak. Sıkboğaz etmek. İtişip kakışmak. Acele ettirmek. Fahişelik yapmak. Dürtmek. İtmek. İtip kakmak. Çabuk olmak.

Sure : Emin. Muhakkak. Sabit. Kesinlikle. Elbette. Soruşturmak. Şüphesiz. Tabii. Kati. Olumlu.

Stable : Sabit. Sebatlı. Ahıra bağlanmak. Damız. Tavla. Oturmak. Değişmez. Çevrenin atlar üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla inşa edilen at barınağı. İstikrarlı.

Roll : Sarmak. Vücudun, yerde ya da bir araçta, enine ekseni çevresinde yumularak öne-arkaya yuvarlanması. Yaprak haline getirmek (metalurji terimi). Kadro. Sürmek. Makaraya değil, göbekli ya da göbeksiz olarak kendi çevresinde sarılmış çeşitli çaptaki film tomarı. Döndürmek. Soymak (sarhoş vb). Kullanmak. Tekerlekler üzerinde gitmek.

Hook : Kanca. Bükmek. Olta kancası. Takmak. Çengelle tutmak. Çalmak. Kancalamak. Çengellemek. Yakalamak.

Pilfer : Uğrulamak. Ufak tefek şeyler aşırmak. Araklamak. Yolsuzluk yapmak. Aşırmak. Çırpıştırmak. Çalmak. Yürütmek. Aparmak.

Cop : Çalmak. Polis. Aşırmak. Masura. Polis memuru. Yakalamak. Aynasız. Sakçı. Konik iplik yumağı. Yumak.

 

Misappropriate : Emanete ihanet etmek. Çalmak. Zimmetine para geçirmek. Zimmetine geçirmek. Kötüye kullanmak. Haksız olarak almak. Zimmete geçirmek. İrtikap etmek. Emanete hıyanet etmek.

Stearyl synonyms : malversate, unagitated, steady going, rock steady, snarf, even, unwavering, filch, pirate, plagiarize, regular, burglarise, rob, take, cabbage, surefooted, pinch, shoplift, pocket, plagiarise, walk off, pluck, glom, defalcate, peculate, nobble, steadied, snitch, sure footed, burglarize, loot, swipe, rustle.

Stearyl zıt anlamlı kelimeler, Stearyl kelime anlamı

Unstable : Güvenilmez. Dayanıksız. Kolayca öğelerine bozunan. denge durumunu küçük bir yerdeğişim ile yitiren. Sağlam olmayan. Tutarsız. İstikrarsız. Değişen. Yeltek. Oynak.

Uneven : Yamuk. Tek (sayı). İnişli yokuşlu. Düzensiz. Eğri. Düz olmayan. Eşitsiz. Eğri büğrü. Kararsız. Düzgün olmayan.

Unsteady : Titrek. Sabit olmayan. Kararsız. Düzensiz. Sallanan. Çalkantılı. Sarsak. İstikrarsız. Güvenilmez. Değişken.

Stearyl antonyms : agitated, fall back.

Stearyl ingilizce tanımı, definition of Stearyl

Stearyl kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The hypothetical radical characteristic of stearic acid.