Steeping türkçesi Steeping nedir

Steeping ingilizcede ne demek, Steeping nerede nasıl kullanılır?

Steep hill : Dik tepe.

Steep in : Bastırıp bekletmek (sıvıya). -e batmak. Batmış. Doymuş. Dolu.

Steep oneself in : Kendini vermek. Her şeyini öğrenmek. Alimi olmak. Bir konuda derinleşmek.

Steep seam : Kılıç damar.

Steep slope : Dik yamaç. Dik meyil. Dik bayır. Sarp yamaç. Dik şev.

Steeper : Abartılı. Daha dik. Dik. Fahiş. İnanılmaz. Dik (yüzey vb). Sarp. Yalçın. Aşırı.

Steeped : Doyurmak. Demlemek. Suya koymak. Suda bekletmek. İçirmek. Islatmak.

Steep : Suda bırakmak. Suya koymak. Yalçın. Demlendirmek. Demlenmek. Batırmak. Sarp. Aşırı. Dik. Karmak.

Steepened : Yükselmek. Dikleşmek. Dikleştirmek. Fırlamak. Aşırı yükseltmek.

Steeped in : Batmış. Doymuş. Dolu.

İngilizce Steeping Türkçe anlamı, Steeping eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Steeping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cleaning : Paklama. Temizliyor. Ot ayıklama. Temizleme. Çeşitli nedenlerden dolayı kirlenmiş filmi, bu kirlerden arındırma işi. Arıtma. Kuru temizleme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tanzif. Kuru temizleyiciye gönderilen giysi vb.

 

Dampen : Azaltmak (titreşimi). Tavlamak. Islanmak. Söndürmek. Kırmak. Kaçırmak. Nemlenmek. Tadını kaçırmak. Gölge düşürmek.

Infuses : Demlenmek. Demlendirmek. Aşılamak. Kafasına sokmak. Demlemek (çay). İlham vermek. Doldurmak. Telkin etmek. İçine dökmek.

Content : Tatmin etmek. Kapsam. Memnun. Memnun etmek. Toplumsal olguların kurucu öğelerinin toplamı; bu olgulardaki gelişmelerle biçim değişikliklerinin belirleyici etkeni. Mutlu. Türetme veya birleştirme yolu ile kurulan bir kelimede, o kelimeyi oluşturan kök, ek gibi ögelerden her birinin yeni kelimeye getirdikleri anlam katkısı: ince/ince+lik, somur-/somur-t-/somur-t-kan; anla-/anla-t-/anla-t-ıl-a+bilmek; ayak+kabı, deve+dikeni hanım+eli vb. yukarıdaki kelimeleri oluşturan ögelerden her biri birer anlam yükü taşımaktadır. Razı. Doygun.

Sate : Gidermek. Tıka basa yedirmek. Tatmin etmek. Gına getirmek.

Brews : Mayalamak (içki). Gelişmek. Demlendirmek. Hazır olmak. Olmak. Patlamak üzere olmak. Bira yapmak. Hazırlanmak. Demlenmek.

Impregnate : Aşılamak. Gebe bırakmak. Tohumlamak. Emprenye etmek. Emdirmek. Hamile bırakmak. İyice ıslatmak. Döllemek.

Embrue : Boyamak. Kanla sırılsklam yapmak. Suya daldırmak. Sıvıya batırmak. Batırmak. Sırılsıklam etmek. Emdirmek. Suya sokmak.

Satiates : Usandırmak. Tok. Bıktırmak. Doymuş. Tatmin etmek. Gına getirmek. Tıka basa yedirmek. Tam doyuma ulaştırmak.

Steeping synonyms : cleanup, steeped, cementation, drenches, make to drink, bedraggles, satisfies, appease, superficial, steeps, impregnates, apparent, bedraggle, hardening, brew, damped, drew, dew, dewing, feed, infuse, sates, satiate, bathe, dews, satisfy, drench, sating, ostensible, damps, infused, appeases, dampening.

Steeping zıt anlamlı kelimeler, Steeping kelime anlamı

Profound : Engin. Çok derin. Adamakıllı. Derya. Derin. Bilge. Bilgili. İçten. İçe işleyen. Şiddetli.

Tight : Sık (saflar). Kısa ve özlü. Sıkışık. Cimri. Sarhoş. Dar. Sıkı. Zor. Eli sıkı. Başabaş.