Stimuli türkçesi Stimuli nedir

Stimuli ingilizcede ne demek, Stimuli nerede nasıl kullanılır?

Moral stimuli to labour : Kaynağını insanın törel, düşünsel, siyasal ve bilimsel kanılarından alan, insanı bir düşünce uğruna çalışmaya özendiren ve yönelten tinsel güçler. Tinsel uyarıcılar.

Cardinal stimuli : Dört uyartı. Üçrenksel bir dizgenin temel uyartı ve üç birincil uyartısını tanımlamaya yarayan belirli dört uyartı. cıe'nin benimsediği dört uyartı dalga boyu 700, 546,1 ve 435,8 nanometre olan ışınımlarla b ölçünü'dür.

Metameric colour stimuli : Tayfsal dağılışları özdeş olmayan renklerde, üçrenksel bileşenlerin aynı olmasından gelen renkteşlik. Metamer renk uyartıları. Üçrenksel renkteşlik.

Reference stimuli : Toplamsal bileşimle, nicel olarak, bütün öteki uyartıların çıkarılabileceği, çizgil olarak bağımsız ama başkaca istendiği gibi seçilebilen uyartılar. bunun için, üç birincil uyartı gerekli ve yeterlidir. Birincil uyartılar.

Stimulant : Tahrik edici. Teşvik unsuru. Canlandırıcı. Uyarıcı madde. Uyaran. Uyarıcı, uyandırıcı, kamçılayıcı. Stimulan. Uyarıcı ilaç. Stimülan. İçki.

Stimulated emission : Dürtülü yayım. Uyartılı salma. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Başka bir ışığın dolaylı etkisi ile kimi ışıkların salınması olayı. Uyarılmış salım. Eşdeğer salınım.

 

Stimulates : Sinirlendirmek. Dürtmek. Uyarmak. Tahrik etmek. Gayrete getirmek. Güdülemek. Canlandırmak. Teşvik etmek. Kışkırtmak. Tetiklemek.

Stimulated : Sinirlendirmek. Tahrik etmek. Uyarılmış. Gayrete getirmek. Canlandırmak. Uyarmak. Teşvik etmek.

Stimulating : Uyandırıcı. Tahrik edici. Aydınlatıcı. Uyarıcı. Uyaran. Canlandırıcı. İlham veren. Ufuk açıcı.

Stimulations : Uyartı. Uyarma. Harekete geçirme. Uyarılma. Tahrik. Uyarım. Dürtü. Teşvik.

İngilizce Stimuli Türkçe anlamı, Stimuli eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stimuli ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alerters : Uyaran kimse. Hazır olma durumuna çağıran kimse.

Arousing : Tahrik eden. İlham veren. Kışkırtan. Uyandıran.

Cautionary : Uyaran. Uyarı niteliğinde. İkaz edici. Ders veren. İhtiyati.

Animators : Animatörler. Çizgi film ressamı. Neşelendiren kimse. Animatör.

Exciter : Uyarıcı dinamo. İkaz jeneratörü. Bir dizgenin, bir işlergenin çalışmasını sağlamak ya da bir olayı başlatmak için kullanılan ön enkeleme gereci. İkaz cihazı. Harekete geçirici. İkaz. İkaz dinamosu.

Exhilarative : Neşelendirici. Renk katıcı. Coşturucu. Canlandıran. Uyaran. Hayat verici. Neşelendiren. Tahrik eden.

Evocation : Hatırlatma. Çağrışım yapma. Akla getirme. Evokasyon. Ruh çağırma. Zihinde uyandırma. Aklına getirme.

Analeptic : Analeptik. Güçlendirici (tıp veya medikal terimi). Özellikle anestezik ilaçların kalp-dolaşım ve solunum üzerine yaptıkları depresyona karşı kullanılan merkezi sinir sistemi uyarıcıları. Güçlendirici.

 

Enlivening : Canlandırma.

Kick : Tekme. Teklemek. Tepinmek. Ayak ile vurmak. Sızlanmak. Geri tepmek (silah). Tekmelemek. Vuruş. Bir oyuncunun topu ayağı ya da kafası ile herhangi bir arkadaşına, kaleye ya da alan dışına göndermesi. Geri tepmek.

Stimuli synonyms : plant structure, positive stimulus, negative stimulus, plant part, discriminative stimulus, reinforcing stimulus, negative stimulation, caffein, input, animaters, incitant, antidepressants, cue, turn on, energisers, exhilarating, awakening, awakenings, stimulus, cautioner, crispier, stimulant, turnoff, rousing, reinforcer, animator, conditioned stimulus, energiser, antidepressant, heartier, exhilarant, induction, energizers.