Stonewalled türkçesi Stonewalled nedir

  • Muhalefet yapmak.
  • Sıkı savunma yapmak.

Stonewalled ingilizcede ne demek, Stonewalled nerede nasıl kullanılır?

Stonewall : Sıkı savunma. Muhalefet yapmak. Geciktirme taktiklerine başvurmak. Engellemek. Zorluk çıkarmak. Sıkı savunma yapmak. Kaybetmemek için oynamak. İhtiyatla vurmak. Köstek olmak. Önünü tıkamak.

Stonewalling : Engelleme. Köstek olma. Geciktirme taktiklerine başvurma. Sıkı savunma. Defans. Siyasi engelleme.

Stonewalls : Muhalefet yapmak. Engellemek. Sıkı savunma yapmak. Geciktirme taktiklerine başvurmak. Sıkı savunma. Zorluk çıkarmak. Köstek olmak. Önünü tıkamak. (bilerek) yardımcı olmamak. Siyasi engelleme.

Stoneware : Yüksek pişirimli sert ve gözeneksiz kil ürünü. Kumlu taştan kap. Sert çini. Çok dayanıklı bir seramikten yapılan tabak. Çömlekçi işi. Keramik. Yarı camlaştırılmış sert kil ürünü. Dayanıklı çanak çömlek. Taş işi kap kacak. Çok dayanıklı bir seramik türü.

İngilizce Stonewalled Türkçe anlamı, Stonewalled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stonewalled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Obstruct : Mani olmak. Engel olmak. Engellemek. Kapamak. Engel teşkil etmek. Tıkanmak. Engellenmek. Tıkamak. Engel. Engel oluşturmak.

 

Blockade : Abluka altına almak. Ablukaya almak. Kuşatma altına almak. Kuşatmak. Blokaj. Kuşatma. Abluka etmek. Denizden abluka etmek. Abluka altında tutmak.

Block : Alıkoymak. Işık ve elektron mikroskobunda incelemek üzere yumuşak biyolojik dokuların ince kesitlerinin alınabilmesi için tespit, suyunu alma vb. gibi çeşitli işlemlerden geçirildikten sonra parafin, epon, araldit vb. gibi maddeler içinde hazırlanan kalıpları. Tıkamak. Kesmek. Bloke etmek. Bir dağoluş dizgesinin içinde sertleşmiş, oldukça dengeli, kıvrılma devimlerine dirençli bir yer birimi. Ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Blok. Kalıplamak. Kapamak.

Detain : Gözaltına almak. Durdurmak. Tutmak. Saklamak. Mahrum etmek. Oyalamak. İzinsiz bırakmak. Hapsetmek. Alıkoymak. Engellemek.

Embarrass : Sıkıntıya sokmak. Para sıkıntısına düşürmek. Engellemek. Mahcup etmek. Utandırmak. Rahatsız etmek. Bozum etmek. Sıkmak. Bozmak. Sıkıntı vermek.

Hinder : Alıkoymak. Köstek olmak. Tebelleş olmak. Mani olmak. Aksatmak. Sonraya kalmak. Engel olmak. Engellemek. Set çekmek. Aksamak.

Hold up : Desteklemek. Yardımda bulunmak. Göstermek. Yukarıda tutmak. Tutmak. Gecikmek. Kaldırmak. Yolunu kesmek. Geri tutmak. Alıkoymak.

Delay : Oyalanmak. Sonraya bırakmak. Yubanmak. Süre. Alıkoymak. Geciktirme. Askıda bırakmak. Yankı. Aksatmak. Eğlemek.

Stonewall : Sıkı savunma. Engellemek. Kaybetmemek için oynamak. Siyasi engelleme. Köstek olmak. Geciktirme taktiklerine başvurmak. (bilerek) yardımcı olmamak. Zorluk çıkarmak.

Stonewalls : Sıkı savunma. Köstek olmak. Siyasi engelleme. Geciktirme taktiklerine başvurmak. (bilerek) yardımcı olmamak. Engellemek. Zorluk çıkarmak. Önünü tıkamak.

Stonewalled synonyms : stymy, stymie.

Stonewalled zıt anlamlı kelimeler, Stonewalled kelime anlamı

Rush : Acele. Yetiştirmek. Şiddetli esmek. Koşmak. Telaş etmek. Acele etmek. Kazıklamak (ingiliz ingilizcesi). Koşturmak. Aceleye getirmek. Düşünmeden girişmek.