Stopover türkçesi Stopover nedir

  • Mola.
  • Yolculuğu kesip bir yerde geçici olarak kalma.
  • Konaklama.
  • Koyverme (halat vb).
  • (yolculukta) mola.
  • Durma-binme.
  • Voleybol ve basketbol gibi bazı sporlarda takımların oyun arasında aldıkları kısa dinlenme süreleri.
  • Kısa süreli duraklama.
  • Mola yeri.
  • Ara istasyon.
  • Konaklama yeri.

Stopover ile ilgili cümleler

English: We had a stopover in Chicago.
Turkish: Şikago'da bir molamız vardı.

English: How long is the stopover?
Turkish: Mola ne kadar sürer?

English: We had a stopover in Boston.
Turkish: Boston'da bir molamız vardı.

Stopover ingilizcede ne demek, Stopover nerede nasıl kullanılır?

Stopovers : Mola. (yolculukta) mola. Konaklama yeri. Kısa süreli duraklama. Koyverme (halat vb). Yolculuğu kesip bir yerde geçici olarak kalma. Ara istasyon. Konaklama. Mola yeri. Durma-binme.

Blastopore : Blastopor. Embriyonun gelişmesi sırasında gastrula evresinde meydana gelen deliğin dışarıya açıldığı açıklık. blastopor. İlk ağız. Sindirim borusunun ağzı (embriyoloji). Blaptopor.

Blastoporus : Blastoporus. Embriyoda gastrulasyon oluşumu sırasında invaginasyonun başladığı ilk ağız kısmı.

Stop a bullet : Kurşun yemek. Vurulmak.

Stop a gap : Kapamak. Tıpalamak. Tıkamak.

Stop a tooth : Dolgu yapmak.

Stop and go : Dur-kalk.

Stop at : Bir yerde durmak (mola vb).

 

Stop action mechanism : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tek resim düzeneği. Bir alıcının tek resimli çevirimi gerçekleştirmesini sağlayan düzenek.

Stop action camera : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tek resim alıcısı. Resimleri süreksiz olarak tek tek saptayan alıcı; canlıresim alıcısı.

İngilizce Stopover Türkçe anlamı, Stopover eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stopover ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Way station : Tali tren istasyonu. Ara durak. Dinlenme tesisi. Konaklama yeri veya istasyonu. Araya girmiş istasyon.

Breathers : Hava deliği. Paydos. Havalandırıcı. Havalandırma. Hava borusu. Kartel havalandırma. Ara. Güçlükle nefes alan kimse.

Pause : Tereddüd etmek. Yasal günlük çalışma süresi arasında işin gereğine göre işçiye verilen dinlenme payı. Duruklamak. Tereddüt etmek. Bilgisayar, ekonomi, tiyatro alanlarında kullanılır. Durma. Durak. Duraklamak. Ara verme. Duraklatmak.

Break : Uymamak. Batmak. Yıkmak. Ağarmak. Bozmak. Ani değişim. Ara vermek. Bitmek. Çözmek. Şafak vakti.

Stand : Dikilmek. Ayaklık. Devam etmek. Tahammül etmek. Direnmek. Dayanmak. (teklif) geçerli olmak. Göğüs germek. Alıcı ya da göstericinin çalıştırılması sırasında sallanmamalarını sağlamak amacıyla kullanılan üç ayaklı destek. Ayakta durmak.

Mole : Yersıçanı. Grammolekül. Böcekçiller (ınsectivora) takımının, köstebekgiller (talpidae) familyasından, 15-17 cm kadar uzunlukta, ön ayakları eşelemeye yarayacak şekilde gelişmiş, tırnakları kanca şeklinde olan, toprak altında yuva yapan, kuzey avrupa ve asya'da yaşayan bir tür. Mendirek. Biyoloji, kimya, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Avogadro sayısı. Bir maddenin gram olarak molekül ağırlığı veya gram olarak atom ağırlığı. Mol. Karbon-12'nin 0,012 kg.'ında bulunan atom sayısı kadar molekül içeren madde miktarı.

 

Breathing space : Nefes alacak yer. Serbest solunum için yeterli hacim. Soluklanma. Dinlenme. Ara.

Stop : Dolgu yapmak. Dinmek. Mani. Kapamak. Duruş. Alıcının ya da bazı basım aygıtlarının mercek düzeni içinde bulunup, birbiri üzerine binen incecik maden yapraklardan oluşan, açılıp kapanarak, duyarkat üzerine gelen ışığın niceliğini düzenleyen düzenek. Noktalamak. Tevakkuf etmek. Kesmek. Çevirimin sona erdiğini, alıcının durdurulmasını bildirmek için yönetmenin, alıcı yönetmenine verdiği komut.

Quartering : Dört parçaya bölmek. Dörde bölme. Araziyi köşe bucak aramak (köpek). İskan. Konaklatmak. Geceletmek. Barınma. Yerleştirmek.

Quarterings : İskan. Barınma. Dörde bölme. İbate.

Stopover synonyms : pit stop, billet, intermissions, placental moles, accommodation, inns, stopovers, service area, layover, auberges, layovers, inn, overnight stay, cast off, auberge, intermission, night stop, service station, rest house, breather, rest area, bait, baiting, baitings, resting place, billets, stay, cessation.

Stopover ingilizce tanımı, definition of Stopover

Stopover kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Act or privilege of stopping over. As, a stop-over check or ticket. [Bakınız: To stop over], under Stop. Permitting one to stop over.