Blastoporus nedir, Blastoporus ne demek

Blastoporus; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Embriyoda gastrulasyon oluşumu sırasında invaginasyonun başladığı ilk ağız kısmı.

Blastoporus anlamı, kısaca tanımı

Blast : Yunanca yeni hücreler verecek olan yapı ya da hücreyi gösteren ön ek. Yeni hücreler verecek olan yapı veya hücreyi gösteren ön veya son ek

Blastopor : Embriyonun gelişmesi sırasında gastrula evresinde meydana gelen deliğin dışarıya açıldığı açıklık, ilk ağız. [Bakınız: ilk ağız]. [Bakınız: ilk-ağız].

İnvaginasyon : İçe içe geçme veya kıvrılma.

Gastrulasyon : [Bakınız: bağırsak oluşumu]. Blastulanın mideye benzer biçim alması olayı.

Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.

İlk ağız : Gebelik sonucunda süt bezlerinden salgılanan, sütten farklı ve besin değeri daha yüksek saydam sıvı. Kolostrum. Embriyonun gelişmesi sırasında gastrula evresinde meydana gelen deliğin dışarıya açıldığı açıklık. Blastopor. Blastopor. (karşılık: blastopor), Embriyonun gelişmesi sırasında gastrulâ evresinde meydana gelen deliğin dışarıya açıldığı açıklık.

Gastrula : Yumurta hücresi oğulcuk durumuna gelirken blastulanın bir noktasından çukurlaşarak iç içe geçmiş iki hücre katmanı biçimine girme evresi.

Embriyo : Oğulcuk.

Oluşum : Oluşma işi, teşekkül, teşkil. Katman, kütle, gök cismi vb.nin biçimlenme süreci.

 

Başla : Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Yumruklaşma oyununa başlatmak için orta hakemin verdiği komut.

Sıra : Yan yana, art arda olan şey veya kimselerin tümü, dizi. Nöbet. Bu biçimdeki topluluğun durumu. Ardı, arkası, önü ve yanı kelimelerinden sonra gelerek tamlamalar kuran ve "ardından, arkasından, önünden, yanından, beraberinde" anlamlarında kullanılan bir söz. Düzen. Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman. Dershane, meclis vb. yerlerde kullanılan ve oturup yazı yazacak biçimde yapılmış olan mobilya. Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu. Tahtadan oturak.

Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.

Ağız : Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

Gast : Kast.

İlk : Zaman, sıra, yer ve önem bakımından ötekilerden önce gelen, son karşıtı. Herhangi bir şeyin en önde olanı, önce geleni. Birinci olarak, en başta.

Diğer dillerde Blastoporus anlamı nedir?

İngilizce'de Blastoporus ne demek ? : blastoporus