Stoppering türkçesi Stoppering nedir

Stoppering ingilizcede ne demek, Stoppering nerede nasıl kullanılır?

Stopper circuit : Kapalı devre.

Stopper line : Durdurma teli. Palangalar aracılığıyla hareket eden telleri ya da halatları durduran tel.

Anode stopper : Anot durdurucu.

Cork stopper : Mantar tapa. Mantar tıkaç. Mantar tıpa.

Rubber stopper : Lastik sızdırmazlık elemanı. Lastik tapa. Lastik. Lastik durdurucu. Kauçuk tıpa.

Stoppered : Tıkanmış. Tapalı.

Stopper : Tapa. Top kesici. Tıkamak. Tıkaçlamak. Durduran kimse. Tıkaç. Tapalamak. Tıpa takmak. Tıpa. Durdurucu.

Stopped check : Düzenleyicisinin tek taraflı kararıyla ödenmesi durdurulmuş çek. bir yetke tarafından el konulan çek. krş. bloke çek. Durdurulan çek.

Stoppers : Tapa. Durdurucu. Tıpa. Dikkat çeken şey. Tıkaç.

Show stopper : Aşırı derecede çekici veya göze çarpan kimse veya şey. (bilgisayar) kullanışsız uygulamalara sebep olan ve gelişim devam ettikçe tamir edilmesi gereken yazılım veya donanım böceği. Bir gösterideki uzatılmış alkışları çeken gösterici veya sahne.

İngilizce Stoppering Türkçe anlamı, Stoppering eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stoppering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Caulking : Birleşme noktalarını tıkamak veya çatlak ve ek yerlerini doldurmak için kullanılan su geçirmez malzeme. Kalafat etme. Kalafat. Kalafatlama. Silikon. Macun. Dolgu. Sızdırmaz yapma. Sızdırmazlık.

 

Blocking up : Kapama. Köstekleme. Engelleme. Dolma. Tıkanma. Önleme. Kapatma.

Obturation : Gaz kaçışını önleme. Obturasyon. Mühürleme. Tıkama, kapama ve doldurma işlemi veya eylemi. Kapama.

Embolization : Tıkanma. (amerikan ingilizcesi) tıkama. Damarları tıkama amacıyla madde enjekte etme. Bir kan damarının veya organın bir pıhtı ya da başkaca bir nedenle tıkanması durumu (embolisation olarak da yazılır). Embolizasyon.

Bung : Tıpa. Tapa. Savurmak. Tıkamak. Fırlatmak. Ağzını tıpa ile kapamak. Fıçı tapası. Tıpalamak. Dövmek.

Embolisation : Embolizasyon. (britanya ingilizcesi) tıkama. Tıkanma. Damarları tıkama amacıyla madde enjekte etme. Bir kan damarının veya organın bir pıhtı ya da başkaca bir nedenle tıkanması durumu (embolization olarak da yazılır).

Clogging : Tıkanıklık. Kösteklemek. Pıhtılaşmak. Eski bir dans. Engel olma. Tıkanma. Tıkanmak. Tıkamak. Dolmak.

Playing : Okunuyor. Çalma. Oynak. Oyun. Oynanmak üzere yazılan bir yapıtın sahnede tiyatro sanatçıları tarafından oynanması. Yürütülüyor. Oynayan. Oynama. Okuyor.

Caulkings : Sızdırmazlık. Kalafatlama. Kalafat etme. Silikon. Sızdırmaz yapma. Kalafat. Dolgu.

Obstruction : Engellenme, tıkanma veya kapanma. Karşı gelme. Engel olma. Tıkanma, tıkama, tıkanıklık, mani, engel. Futbol, veterinerlik alanlarında kullanılır. Blokaj. Arıza. Karşı takım oyuncusunun önüne geçerek onun serbestçe devinimine engel olma. Önünü kapama.

Stoppering synonyms : double stopping, fixing, obturator, blanking, packing, packings, occluding, fastener, blocking, botts, choking up, embolus, bot, plug, emboli, neck, blockage, filler, blockages, fastening, cork, fillers, obstructions, fillet, holdfast, bott, corks, bungs, choking.