Straining türkçesi Straining nedir
Straining ile ilgili cümleler
English: Ali violated the restraining order.
Turkish: Ali yasaklama emrini ihlal etti.
English: You're in violation of the restraining order.
Turkish: Yasaklama emrini ihlal ediyorsun.
Straining ingilizcede ne demek, Straining nerede nasıl kullanılır?
Restraining : Yasaklayıcı. Engellemek. Baskı altında tutmak. Kısıtlamak. Hapsetmek. Bastırmak. Sınırlayıcı. Tutmak. Kısıtlayıcı. Frenlemek.
Restraining order : Men emri. Sınırlama emri. Men kararı. Muhalefet varakası. Yasaklama emri. Tutma emri.
Strain a gnat : Mesele yapmak. Titizlenmek. Kılı kırk yarmak.
Strain a point : Özel muamele yapmak.
Strain after : İçin çalışmak. Gayret etmek.
Strain every nerve : Tüm gücüyle çabalamak. Tüm şartları zorlamak. Paralanmak. Elinden geleni yapmak. Yırtınmak. Büyük bir çaba göstermek. Her yolu denemek. Her çareye başvurmak. Çalmadık kapı bırakmamak.
Strain at a gnat : Pireyi deve yapmak.
Strain at : Gayret etmek. Çabalamak.
Strain gauge : Uzama ölçeri. Gerilim ölçer. Gerilme mastarı. Strengeç. Uzama ölçer. Gerinim ölçer. Gerilimölçer. Gerinimölçer. Gerilme göstergesi. Strengeyç.
Strain hardening : Şekil değiştirme sertleşmesi. Gerinim sertleşmesi. Gerinim sertleştirmesi. Pekleştirme. Uzama sertleşmesi. Pekleşme. Sekil değiştirme sertleşmesi. Uzanma sertleşmesi. İşlem sertleşmesi.
İngilizce Straining Türkçe anlamı, Straining eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Straining ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Blooding : Adam öldürme. Akrabalık. Soy. Kan bağı. Dem. Huy. Yapı. Kan.
Tauting : Kasma.
Nobilities : Soyluluk. Yücelik. Soylular. Asilzadelik. Kibarlık. Asillik. Asılzadelik.
Arduous : Gayretli. Güç. Sarp. Yorucu. Çalışkan. Gayret isteyen. Müşkül. Dik. Çetin. Çetinlik.
Effort : Girişim. Gayret. Bir ereğe varmak, herhangi bir engeli aşmak için harcanan zihinsel ya da bedensel güç. Teşebbüs. Çaba harcama. Çabalama. Güç. Deneme. Emek. Uğraşma.
Staying : Kalım. Payandalama. Oturma. Destekleme. Kalma.
Draining : Boşaltma. Bunaltıcı. Akıtma. Bıktırıcı. Akıtan. Fazlalık suyu boşaltma işi. Dökme. Süzgeçten geçirme. Bezdirici.
Decantation : Dekantasyon. Dökme. Durultma. Çökelme. Herhangi bir sıvıyı altta kalan tortudan ayırmak üzere yavaşça boşaltma. Tortusundan ayırma. Durultma sıvı akıtma. Tortullaşma.
Eying : Dikkatle bakmak. Bakma. İzlemek. Yakından seyretme. Gözetlemek. Kuşkuyla bakmak. Tek gözle ihtiyacını karşılama. Süzmek.
Permeation : Nüfuz etme. Gözenekten geçme. Geçme. Nüfuz. Sızma. İçine işleme. Süzülme. Yayılma. Geçirme.
Straining synonyms : strenuous, dignities, filtration, bloods, filtrating, gentility, lifting, looming, tensile, ropiness, exertion, infiltration, blood, dignity, infiltrations, tautening, dripping, distentions, travail, nobility, distention, bonton, noblesse, spreading, distension, tensioning, bloodings, permeations, stretching, augustness, tension, percolation, eyeing.
Straining zıt anlamlı kelimeler, Straining kelime anlamı
Effortless : Çabasız. Zahmetsiz. Gayret etmeyen. Kolay. Çaba gerektirmeyen. Çaba göstermeyen. Gayretsiz.

Bu kısımda Straining kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Straining ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Straining anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Straining ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.