Strenuous türkçesi Strenuous nedir

Strenuous ile ilgili cümleler

English: Don't do anything strenuous tonight.
Turkish: Bu gece yorucu bir şey yapma.

English: The climb was strenuous.
Turkish: Tırmanış yorucuydu.

Strenuous ingilizcede ne demek, Strenuous nerede nasıl kullanılır?

Strenuous efforts : Üstün gayret.

Strenuously : Gayretlice. Gayretle. Şiddetle. Yorucu bir biçimde.

Strenuousness : Yoruculuk. Gayret. Çaba. Çalışkanlık. Gayretlilik. Güçlülük. Faaliyet.

Strenght of purpose : Kararlılık. Sebat. Azim.

Strength : Direnç. Güçlülük. Bir cismin ya da bir yapının dayanıklılığı. Sertlik. Dayanma gücü. Askeri güç. Güç. Dayanım. Gereçlerin çeşitli dış etkenlere karşı koyarak, biçim ve başka özelliklerini koruyabilme niteliği. Derman.

Strengthened : Kuvvetlenmek. Kuvvetlendirmek. Kuvvetlendirilmiş. Yükseltmek. Güçlendirmek. Desteklemek. Takviye etmek. Sağlamlaştırmak.

Strength of current : Akım şiddeti. Akım yeğinliği. Akım gücü.

Strength of mind : Akıl.

Strength of the current : Akım yeğinliği. Bir çevrim boyunca birim zamanda akan yüklerin ampere olarak tutarı.

Strengthen : Güçlenmek. Güç kazanmak. Kuvvetlendirmek. Kuvvet vermek. Takviye etmek. Güçlendirmek. Berkitmek. Pekitmek. Tahkim etmek. Sağlamlaştırmak.

 

İngilizce Strenuous Türkçe anlamı, Strenuous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Strenuous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Killing : Yalanlama. Voli. Ortadan kaldırma. Çok komik. Ölüm. Büyük kazanç. İtlaf. Katletme. Vurgun.

Full of pep : Girişken.

Effective : Geçerli olan. Verimli. Fiili. Etkileyici. Efektif. Etki yaratan. Tesirli. Tesir.

Astringents : Lokal olarak doku ve damarları büzen ilaç. Astrenjan. Kanamayı kesici. Kanamayı durduran ilaç. Kan durdurucu. Damarları büzen ilaç. Sert. Büzücü. Kanı durduran.

Acutes : Dar. Sivri. Zeki. Keskin. Akut. Güçlü. Açıkgöz. Aşırı.

Effectives : Efektif. Fiili. Aktifler. Bir ordunun aktif gücü toplamı. Geçerli olan. Yürürlükte. Tesir. Etki yaratan. Sökmek.

Acute : İlerlemiş. Aşırı. Zeki. Akut. Dar (açı). Dar. Sivri. Keskin.

Dithyrambic : Ditiramp türünde. Abartılı. Coşkulu.

Forcible : Güç kullanarak yapılan. Cebri. Zorla yapılan. Zora dayanan. Canlı. Güçlü. Zorla. Zorlayıcı. Zorlu.

Arm : Şube kol. Askerlik. Sarılmak. Kol. Körfez. İnsan ve bazı hayvanlarda omuzla bilekler arasında kalan kısmı. Erk. Otorite. Destek olmak. Savaşa hazırlamak.

Strenuous synonyms : enthusiastic, evangelicals, exacting, gruelings, eagers, contemptuous, deliberate, eager, ascendance, briskest, burnings, bovine, capability, commanding, brisks, in a glow, full of vim, brisking, conches, full of action, clunky, excited, conch, capacity, aboil, evangelical, heated, busier, activating, avid, ardent, deepest, glowing.

Strenuous zıt anlamlı kelimeler, Strenuous kelime anlamı

 

Lethargic : Uyuşuk. Letarjik. Uyuşuklukla ilgili olan. uyuşukluk gösteren. Aşırı halsiz. Uyku halinde.

Effortless : Çaba gerektirmeyen. Gayretsiz. Gayret etmeyen. Zahmetsiz. Çaba göstermeyen. Kolay. Çabasız.

Strenuous ingilizce tanımı, definition of Strenuous

Strenuous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Valiant. Bold. Ardent. Intrepid. Earnest. A strenuous reformer. Zealous. Eagerly pressing or urgent. A strenuous defender of his country. As, a strenuous advocate for national rights.