Striae türkçesi Striae nedir

Striae ingilizcede ne demek, Striae nerede nasıl kullanılır?

Area centralis striaeformis : Area sentralis sitriyaformis. Evcil memeli hayvanlarda area centralis rotunda'nın nazalinde bulunan, monoküler görmeye yarayan çizgi halindeki bölge.

Stria : Şerit. Optik cam damarı. Çizgi. Çizik. Striya. İnce çizgi. Yiv. Kas lifi.

Striaformis : Çizgi biçiminde oluşum, çizgili. Striaformis.

Striate : Çizgili. Yivli. Damarlı. Oyuklu. Çizgi çizgi yapmak. İnce çizgiler oluşturmak.

Striated : Çizgili. Çizik. Damarlı. Strialı. Striyate. Yivli.

Striated rock : Çizgili taş. Çizikli taş. Üzerinden geçen sert ve ağır buzullarla çizilmiş yerlikaya ve buzultaşlar. bk. parlatılmış kayaç.

Striated border : Bağırsak epitelinde silindirik hücrelerin üst yüzeyinde emme yüzeyini genişletmek maksadıyla oluşan, içinde aktin filamentlerinden oluşmuş göbek proteinleri bulunan, ışık mikroskobunda hücrelerin üzerinde ikinci bir çizgi görüntüsü oluşturan, düzgün sıralı mikrovillüs denilen parmak şeklindeki katlanmaların oluşturduğu yapı. Çizgili kenar.

Striates : Damarlı. Çizgiler oluşturmak. Yivler yapmak. Çizgi çizgi yapmak.

Striations : Çizgi çizgi olma. Şeritli oluş. Çizik çizik oluş. Yivli oluş.

 

Striating : Yivler yapmak. Damarlı. Çizgiler oluşturmak. Çizgi çizgi yapmak.

İngilizce Striae Türkçe anlamı, Striae eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Striae ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coronals : Taça ait. Taçsı. Taç. Kafatasının kenarına ait. Çelenk. Koronal. Hale.

Cannelure : Oluk açma. Yiv açma. Oluk veya çentik. Bir merminin silindiri etrafındaki yiv veya çentik.

Cordon : İnsan dizisi. Polis kordonu. Kordon altına almak. Askeri kordon. Bükme kaytanı. Kordon. Kordon görevli veya araçlardan oluşan dizi. Şerit kurdele.

Furrows : Tekerlek izi. Saban izi. Kırışık.

Endeavor : Çalışmak. Çabalamak. Şimdiye kadar yapılan 5'inci ve en kompleks nasa nihai harekat uzay mekiği. Uğraş göstermek. Endeavour uzay mekiği. Emek harcamak. Denemek. Çaba göstermek. Bkz.endeavour. Gayret etmek.

Collide with : -e çarpmak. (araba) çarpışmak. Çarpmak. Çarpışmak. -e vurmak (örneğin, “o ağaca çarptı”).

Hit : Yumruk atmak. Rastgelmek. Koyulmak. Ulaşmak. Üzmek. Yaralamak. Sayı. Vurmak. Karşı oyuncuya, iki ayağı yerden kesmeden, gövdenin bütün ağırlığı ile yüklenmek. Varmak.

Pilot project : Deneme projesi. Örnek proje. Öncü proje. Pilot proje. Alınacak sonuçlara göre öteki birimler veya bölgelerde uygulamaya geçilmesi amacıyla yeni bir üretim süreci, kalkınma projesi veya iktisadi ve mali uygulamaların önce belli bir tesis, fabrika veya bölgede denenmesi. Pilot uygulama.

Spang : Kesin olarak (argo terim). Tam bir şekilde. Kusursuz bir şekilde.

Attempt : Girişimde bulunmak. Teşebbüs etmek. Yeltenmek. Girişmek. Deneme. Teşebbüs. Kalkışma. Girişim. Denemek.

 

Striae synonyms : jar against, clinical test, preclinical trial, knock against, double blind, butt against, snellen test, preclinical test, pilot program, clinical trial, preclinical phase, mot test, ministry of transportation test, trying on, knock, hyphen, band, connect, dinted, drawing, filleting, run, demarcations, bang, rabbets, fasciae, hairlines, broadside, field trial, groove, fascia, flute, fine line.

Striae zıt anlamlı kelimeler, Striae kelime anlamı

Miss : İsabet ettirememek. Özlemek. Gözden kaçırmak. Anlamamak. Iska. İsabet etmeme. Evli olmayan bayan. Bayan (evlenmemiş). Kız. Hanım.