Strike through türkçesi Strike through nedir

Strike through ingilizcede ne demek, Strike through nerede nasıl kullanılır?

Strike : Gelip çatmak. Grev. Beklenmedik başarı. Ayırmak. Maden bulma. İzlenim bırakmak. İktisat, sinema, televizyon, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Basmak (madeni parayı). İşçilerin, ücretlerine ve çalışma koşullarına ilişkin isteklerinin işverence yerine getirilmemesi durumunda ya da kimi ülkelerde yasayla tanındığı gibi bir halk, bir işçi devinimiyle dayanışmak amacıyla, belli kurallara uyarak topluca çalışmayı durdurmaları. Çarpmak.

Through : İçinden. Vasıtası ile. Boyunca. -den geçerek. Başarılı bir sonuca. Bir uçtan bir uca. Yüzünden. Aracılığıyla. Sayesinde. Arasından.

Strike a bad patch : Başı dara düşmek.

Strike a balance : Denge sağlamak. Uzlaşmak. Ortak nokta bulmak. Hesaplan dengelemek. Anlaşmaya varmak. Hesapları dengelemek. Ortak taban bulmak. Bilanço çıkarmak. Dengeyi bulmak. Ortak noktada buluşmak.

Strike a bargain : Anlaşmak (pazarlık). Pazarlığı sonuçlandırmak. Pazarlığı bağlamak. Mutabakata varmak. Anlaşmaya varmak. Mutabakat yapmak. Fiyatta anlaşmak. Mutabık kalmak. Sonuca varmak. Pazarlıkta anlaşmak.

Strike a blow : Saldırı yapmak. Hücum etmek. Atak yapmak. Ağır bir darbe indirmek.

 

İngilizce Strike through Türkçe anlamı, Strike through eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Strike through ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blanked : Silmek. Sayıyı önlemek (spor terimi).

Cast offs : Örgüye başlamak. Örgüde ilk ilmeği atmak. Çıkarıp atmak. Terk etmek. Atmak. İlişkisini kesmek. (ilmek) iğneden çıkarmak. İlmek atmak. Reddetmek.

Brought out : Belirtmek. Ortaya çıkarmak. Piyasaya sürmek. Belli etmek. Üzerinde durmak. Yayımlamak. Görülmesini sağlamak. Piyasaya yeni mal sürmek. Yayınlamak.

Blemishes : Bozmak. Lekelemek. Güzelliğini bozmak.

Bared : Soymak. Açılmak. Yalın. Açmak.

Bruit about : Yaymak (söylenti).

Bedaub : Sıvamak. Bulaştırmak. Kirletmek. Sürmek. Bulamak. Lekelemek.

Blankest : Anlamsız. Açık yer. Boşluk. Silmek. Tam. İfadesiz. Boş kağıt. Açık. Yazısız kağıt. Sövmek.

Strikethrough : Ortası çizgili. Üstü çizgili. Üstünü karalama. Üstüçizili.

Bedaubing : Lekelemek. Kirletmek. Bulaştırmak. Sürmek. Bulamak. Sıvamak.

Strike through synonyms : blanking, blemish, abstract, besmirch, strikeout, blacken, bares, blemished, besmears, call forth, blackens, blanks, blanker, cast off, blank, bare, strikeouts, besmirches, bedaubs, besmeared, bring out, besmirching, bedaubed, besmear, besmearing.