Strike work türkçesi Strike work nedir

  • İşi bırakma eylemi yapmak.
  • Grev yapmak.

Strike work ingilizcede ne demek, Strike work nerede nasıl kullanılır?

Strike : İzlenim bırakmak. İşbırakımı. Çalma. Hava saldırısı. İşçilerin, ücretlerine ve çalışma koşullarına ilişkin isteklerinin işverence yerine getirilmemesi durumunda ya da kimi ülkelerde yasayla tanındığı gibi bir halk, bir işçi devinimiyle dayanışmak amacıyla, belli kurallara uyarak topluca çalışmayı durdurmaları. Vurgun. Vurma. Darbe. Beklenmedik başarı. Vurmak.

Work : İyesinin özelliğini taşıyan, gerek biçim ve gerekse içeriği bakımından birlik gösteren düşünü ve sanat ürünü. İşletmek. Tecimsel nitelikte yapılan işlem ve çalışmalar. verimin sağlanılması için harcanan özdeksel ve tinsel insan gücüne ya da sonucuna verilen ad. Oynamak. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. iş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir. İş. Sızdırmak (para). Oynatmak. Üretimi geliştiren en önemli etken; yapılana katılan insan gücü. yapılan işte para ile ölçümlenen insan emeği. Mayalanmak.

Strike a bad patch : Başı dara düşmek.

Strike a balance : Ortak taban bulmak. Bilanço çıkarmak. Anlaşmaya varmak. Dengeyi bulmak. Denge sağlamak. Hesaplan dengelemek. Hesapları dengelemek. Ortak nokta bulmak. Uzlaşmak. Ortak noktada buluşmak.

 

Strike a bargain : Fiyatta anlaşmak. Pazarlığı bağlamak. Anlaşmak (pazarlık). Mutabık kalmak. Mutabakat yapmak. Pazarlığı sonuçlandırmak. Sonuca varmak. Bir pazarlıkta uyuşmak. Mutabakata varmak. Uzlaşmak.

Strike a blow : Hücum etmek. Ağır bir darbe indirmek. Atak yapmak. Saldırı yapmak.

İngilizce Strike work Türkçe anlamı, Strike work eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Strike work ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Come out on strike : Greve gitmek.

Be out : Yapraklanmak (bitki vb). Grevde olmak. Düşünülmemek. Bozulmuş olmak (makine). Sonuçlanmak. Sızmış olmak. Dışarıda olmak. Yayımlanmak. Yeşermek.

Walk out : Bırakmak. Yürüyüşe çıkarmak. Yürümek. Çekip gitmek. Dolaştırmak. Çekilmek. Terk etmek. Protesto için terketmek. Ayrılmak.

Be on strike : Grevde olmak.

Go on strike : Grev kararı almak. Greve gitmek.

Go out : Dışarı çıkmak. Yollanmak (mektup koli vb). Flört etmek. (ateş) sönmek. Eğlenmeye gitmek. Evden ayrılmak. Dışarıya çıkmak. İstifa etmek. Modası geçmek. Sönmek.