Strode türkçesi Strode nedir

  • Apış.
  • Aşmak.
  • Yürüyerek geçmek.
  • Geçip gitmek.
  • Uzun adımlarla yürümek.
  • Uzun adımlarla yürüme.
  • Atlayarak geçmek.
  • Uzun adım.
  • Ata biner gibi oturmak.

Strode ile ilgili cümleler

English: He strode along the road in a great hurry.
Turkish: O, büyük bir aceleyle yol boyunca uzun adımlarla yürüdü.

Strode ingilizcede ne demek, Strode nerede nasıl kullanılır?

Bestrode : Ata biner gibi oturmak. Hükmetmek. Her iki tarafında uzanmak. İdare etmek. Ayaklarını açıp oturmak. Her iki yakasında olmak. Üzerine binmek. Üzerinden geçmek. Bacaklarını ayırarak binmek. Her iki tarafında bulunmak.

Gastrodermis : Sölenter, yassı solucan, nematot gibi basit canlılarda bağırsak boşluğunu astarlayan epitel. Gastrodermis. Sölenter, yassı solucan ve nematod gibi canlıların bağırsak boşluğunu astarlayan epitel. Gastrodermisten köken alan, gastrodermis özelliklerini taşıyan. Gastrodermal.

Arteria gastroduodenalis : Arterya gastroduodenalis. A. hepatica'nın bir kolu olan ve duodenumun pars kranyalisi üzerine giden atardamar, arterya gastroduodenalis. Mide-duodenum atardamarı.

Astrodome : Uzay gözlem kubbesi. Gök rasat kulesi. Gözlem penceresi. Astrodom.

Astrodynamic : Astrodinamik.

Gastrodynia : Gastrodini. Gastralji.

Gastroduodenitis : Mide ve onikiparmak bağırsağı yangısı. Gastroduodenitis. Mide-duedenum iltihabı. Gastroduodenit.

 

Strobes : Hedef stroboskopu. Tetikleme vurumu. Elektronik flaş. Radar ekranındaki işaretleme halkası. Seçici vurum. Stroboskop.

Gastroduodenostomy : Pilorisin çıkarılması ve midenin duodenuma dikilmesi. Gastroduedenositomi. Mide onikiparmak bağırsağı ağızlaşması. Gastroduodenostomi.

Gastroduodenal : Gastrikduodenal. Mide onikiparmak bağırsağı atardamarı. Mide veya onikiparmak bağırsağı ile ilgili (anatomi terimi).

İngilizce Strode Türkçe anlamı, Strode eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Strode ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Haberdashery : Tuhafiye. Aktarlık. Tuhafiye dükkanı. Tuhafiye (işi). Erkek mağazası. Tuhafiyeci. Tuhafiyecilik. Erkek giyim eşyası. Şapka dükkanı. Konfeksiyon dükkanı.

Shoe shop : Ayakkabı dükkanı. Ayakkabı mağazası. Ayakkabı satış yeri.

Confectionery : Şekercilik. Tatlıcılık. Pastane. Pastalar. Pasta. Şekerleme. Şekerci dükkanı. Tatlı. Çikolata. Şekerleme imalathanesi.

Chain store : Zincir mağaza. Markası ve yönetimi, merkezi bir kuruma ait birden çok perakende satış yeri. Aynı mağazalar zincirine bağlı mağaza. Zincir mağazalar şubesi. Mağaza zinciri. Mağazalar zinciri.

Tobacco shop : Sigara satıcısı. Tütüncü. Tütün fabrikası. Tütün satıcısı.

Bedrock : Kesim. Köken. Anakaya. Temel bilgiler. Ana kaya. Temel prensip. Yerli kayaç. -e bir başka örnek. İşin aslı.

Bestride : Bacaklarını ayırarak binmek. Her iki yakasında olmak. Hükmetmek. İdare etmek. Üzerine binmek. Ayaklarını açıp oturmak. Her iki tarafında uzanmak. Her iki tarafında bulunmak.

 

Lopes : Eşkin gidiş. (tutuklanması amacıyla birinin evine yerleştirilen) sahte delil. Rahat koşu. Uzun adımlar atarak gitmek. Uzun ve rahat adımlarla koşmak. Uzun adımlarla koşma. Rahat koşmak.

Outcrop : Baş gösterme. Yeryüzüne çıkmak (kaya). Aflörman. Patlama. Ortaya çıkmak. Yeryüzüne çıkmış katman ya da kaya. Toprağın yüzeyin dışarı fırlayan kaya tabakası. Kaya katmanının yeryüzüne çıkması. Yeryüzüne çıkmış kaya. Ortaya çıkma (istenmeyen bir olay).

Boulder : Kopuk kaya parçası. İri çakıl. Aşınmış kaya parçası. Büyük kaya. Kaya bloğu. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Tanelerinin çapı 256 mm. den büyük olan taş. Büyük parça. Büyük taş. Tomruk.

Strode synonyms : dress shop, pizza parlor, liquor store, pet shop, natural object, novelty shop, chemist's, loan office, rock outcrop, fix it shop, pawnbroker's shop, pizza shop, building supply house, building supply store, clastic rock, florist shop, apothecary's shop, wall rock, haberdashery store, specialty store, mens store, food shop, ironmonger's shop, chemist's shop, thriftshop, exceed, bookstall, boutique, sill, canteen, repair shop, whin, wades.

Strode zıt anlamlı kelimeler, Strode kelime anlamı

Artifact : Yapaylık. İnsan eliyle yapılmış şey. Yapay doku. Tarih öncesi insanlarının yaptığı araç. Yapay olgu. Eser. İnsan eliyle yapılan şey. Yapı. İlk insanların yaptığı sanat eseri.

Weakness : Güçsüzlük. Dayanıksızlık. Sönüklük. Kuvvetsizlik. Zayıflık. Halsizlik. Cansızlık. Zaaf. İnginlik. Hasta oluş.

Weak : Yetersiz. Zayıf. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sulu. Sertliği az olan, karanlık bölümleriyle aydınlık bölümleri arasında kesin ayırım bulunmayan (görüntü). Hastalıklı. Takatsiz. İradesiz. Kuvvetsiz. Hafif.

Strode antonyms : delicate, frail, tender, powerless.

Strode ingilizce tanımı, definition of Strode

Strode kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Strude].