Struggling türkçesi Struggling nedir
- Çalışmak.
- Savaşmak.
- Mücadele etme.
- Uğraşmak.
- Mücadele içinde olma hayat mücadelesi vb.
- Çabalamak.
- Mücadele etmek.
- Çırpınmak.
- Debelenmek.
- Boğuşmak.
Struggling ile ilgili cümleler
English: Cyprus is struggling to avoid bankruptcy.
Turkish: Kıbrıs iflası önlemek için mücadele ediyor.
English: She is struggling helplessly.
Turkish: O çaresizce mücadele ediyor.
English: The two candidates are struggling for mastery.
Turkish: İki aday ustalık için mücadele ediyorlar.
English: They are struggling for freedom.
Turkish: Onlar özgürlük için mücadele veriyorlar.
English: Japan is still struggling to emerge from recession.
Turkish: Japonya durgunluktan kurtulmak için hala mücadele veriyor.
Struggling ingilizcede ne demek, Struggling nerede nasıl kullanılır?
Struggle : Çırpınmak. Uğraş. Çabalama. Mücadele etmek. Savaş. Çabalamak. Mücadele. Çaba. Gayret. Uğraşmak.
Struggle against : Karşı mücadele etmek.
Struggle against difficulties : Zorluklara karşı mücadele etme. Zorluklarla mücadele etmek.
Struggle against terrorism : Terörle mücadele.
Struggle for existence : Varolma savaşı. Varoluş mücadelesi. Varolma mücadelesi.
Struggle for life : Yaşam savaşı. Hayat savaşı. Yaşama uğraşı. Yaşam mücadelesi. Hayat mücadelesi.
Struggled : Boğuşmak. Çabalama. Çalışmak. Savaşmak. Mücadele. Çırpınmak. Savaşım vermek. Uğraşmak. Debelenmek. Çabalamak.
Class struggle : İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Üst ve alt sınıf üyeleri arasındaki çekişme. Sınıf kavgası. Sınıf çekişmesi. Tarihi değişimin üretici güçler arasındaki çatışmaya bağlı olduğu düşüncesinden hareketle, emekçilerin iktisadi ve siyasi düzeni değiştirmek amacıyla sermaye sahipleriyle yaptıkları her türlü mücadele. Sosyal sınıflar arasındaki kavga. Sınıf çatışması. Sınıf mücadelesi. Savaş biçimini almış sınıf çatışması, bk. sınıf çatışması.
Struggler : Savaşan kişi. Savaşımcı.
Bitter struggle : Sert savaşım. Haşin kavga. Hasmane yarışma. Amansız mücadele. Sert mücadele.
İngilizce Struggling Türkçe anlamı, Struggling eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Struggling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Flit : Taşınmak. Uçuşmak. Başka eve taşınmak. Hızla geçmek. Oradan oraya uçmak. Gitmek. Uçmak. Uçup gitmek. Geçip gitmek.
Attempt : Kalkmak. Girişim. Girişimde bulunmak. Kalkışmak. Deneme. Denemek. Teşebbüs. Girişmek. Kalkışma.
Conflict : Aynı anda ortaya çıkan birbirine karşıt ya da eşit derecede çekici dilek ve isteklerin bireyde yarattığı ruhsal durum. birbirleriyle uyuşmayan dilek, istek ya da ereklerin yarışmasından ortaya çıkan üzücü ya da kıvanç vermekten uzak bilinç durumu. Çatışmak. Anlaşmazlık. Oyun kişileri arasındaki çatışma. iç çatışma: tinsel olan çatışma. bir kişinin kendi kendiyle olan çatışması. dış çatışma: hareketlerle ve sözlerle olan çatışma. karşıt güçlerin ve duyguların çarpışması. Tutmamak. Çekişmek. Görüş ve kanıların aykırılığından doğan karşıtlık. Anlaşmazlığa düşmek. Zıtlık.
Conflicted : Çekişmek. Tutmamak. Bağdaşmamak. Anlaşmazlığa düşmek.
Bend over backwards : Çok gönüllü olmak. Aşırı çaba sarf etmek. Elinden geleni yapmak (bir şeyin gerçekleştiğinden emin olmak için). Elinden geleni yapmak. Aşırı önlem almak. Çok çaba harcamak. Daha fazla önlem almak. Aşırı çaba sarfetmek.
Floundering : Bocalamak. Bocalayan. Bata çıka yürümek. Bocalama. Şaşırıp kalmak. Boşuna çabalamak.
Give a try : Girişimde bulunmak. Denemek.
Endeavoured : Çalışmış. Yapmaya çalışmış. Çaba göstermiş. Emek harcamış. Gayret etmek. Çaba harcamak. Gayret etmiş.
Flicker : Alazlanmak. Titrek ışık veya alev. Titremek. Işık titremesi. Titreme. Titrek ışıltı. Oynamak. Alevlenmek. Oynamak (ışık veya gölge).
Grapple : Kucaklamak. Kavgaya tutuşmak. Bağlamak. Yakalamak. Kavramak. Filika demiri kullanmak. Cebelleşmek. Kanca ile tutunmak.
Struggling synonyms : attacks, wallows, be occupied in doing, grappling, buffeted, combated, buffets, battled, labor, contends, labors, endeavored, contending, flickers, grapples, agonizes, endeavour, endeavouring, troubled, exert oneself, buffet, floundered, weltered, be up against, flounders, romps, go after, struggles, attack, convulsion, flitted, labour, be occupied with doing.
Struggling zıt anlamlı kelimeler, Struggling kelime anlamı
Untroubled : Kaygısız. Dertsiz. Rahat. Sakin. Endişesiz. Durgun. Sıkıntısız.

Bu kısımda Struggling kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Struggling ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Struggling anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Struggling ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.