Suşi nedir, Suşi ne demek

  • İnce şerit biçimindeki yosun tabakasının içine çiğ balık, yağsız, tuzsuz haşlanmış pirinç ve özel baharat karışımının konulmasıyla hazırlanan Japon yemeği

Suşi hakkında bilgiler

Suşi, bir Japon mutfağı yemeğidir; pirinç sirkesi ve şeker ile tatlandırılmış haşlanmış pirinç (şari) üstüne veya içine balık, diğer deniz ürünleri veya sebze gibi malzemeler (neta) konarak servis edilir.

Tek başına dilimlenerek servis edilen çiğ balığa saşimi denir.

Suşi’nin telaffuzunda, eğer bir ön ek var ise (nigirizuşi örneğinde olduğu gibi) ilk s harfi z olarak okunur; bu, Japoncada rendaku olarak adlandırılan sessiz harf yumuşamasının bir örneğidir.

Dolayısıyla, ilgili isimlerin Türkiye'deki suşi lokantalarının menülerinde dahi türlerin İngilizce yazım kurallarına göre yer almasına karşın (örneğin suşi yerine sushi ve saşimi yerine sashimi gibi), bu maddede Türkçe okunuş esas alınmıştır.

Suşi ile ilgili Cümleler

  • Hanako ve Taro suşi yiyorlar.
  • Suşi iyi görünüyor ama Tay yiyeceğini yemeyi tercih ederim.
  • Suşi yemek istiyorum.
  • O sadece suşi yedi ve bira içti.
  • Sadece pilav hazırlamayı öğrenmek suşi şeflerinin iki yılını alır.
  • Suşi denedin mi?
  • Ali Mary'e suşinin nasıl yapıldığını gösterdi.
  • Hanako ve Taro biraz suşi yemek için gitti.
  • Japonlar her gün suşi yer mi?
  • Suşi bir Japon yemeğidir.
  • Suşi iyi ama Tay yiteceğini tercih ederim.
  • Az önce suşi yedim ve bir bira içtim.
  • Suşi iyidir ama Tayland yemekleri daha iyidir.
  • Suşi sever misiniz?
 

Suşi anlamı, kısaca tanımı:

Balık : Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı. Zodyak üzerinde Kova ile Koç arasında yer alan takımyıldızın adı.

Pirinç : Buğdaygillerden, kökleri bol su içinde yetişen bir bitki (Oryza sativa). Bakıra çinko katılarak elde edilen sarı renkte bir alaşım. Bu bitkinin besin olarak kullanılan taneleri. Bu alaşımdan yapılmış.

Japon : Japonya'ya özgü olan. Japonya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

İnce : Hafif, gücü az. Ayrıntılı. Tiz (ses), pes karşıtı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Zayıf. Taneleri ufak, iri karşıtı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar).

Şerit : Şeritgillerden, vücudu yassı, birbirine kenetlenmiş boğumları bulunan ve bazısı metrelerce boyda olan bir bağırsak asalağı, tenya, sığır tenyası, sığır şeridi, abdestbozan. Dar, uzun kıyı parçası. Dar, uzun dokuma veya kumaş parçası. Bir kara yolunda trafik çizgileri ile ayrılmış bölümlerden her biri. Herhangi bir maddenin dar, düz, ince ve uzun parçası.

Biçim : Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Biçme işi. Tarz. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Herhangi bir şeyin benzeri. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil.

 

Yosun : Çoğu sularda, ağaç veya taşların üzerinde yetişen tallı bitkilerin ilkel yapıdaki örneklerine verilen genel ad.

Tabaka : Baskı ve yazıda kullanılan, değişik boyutlarda kesilmiş kâğıt. Katman. Katman. Cepte taşınan tütün veya sigara kutusu. Derece.

Yağsız : Yağı olmayan. İnce, zayıf. İçine yağ konulmamış, yağ ile yapılmamış. Yağı az.

Tuzsuz : Tuzu olmayan veya tuzu az olan. Tatsız şakalar yapan (kimse).

Sirke : Birtakım kimyasal yöntemlerle hazırlanmış birleşiklerin ortak adı. Salatalara, yemeklere ekşilik vermek için kullanılan ekşimiş üzüm, elma, limon vb. suyu. Bit, tahtakurusu vb. asalak böceklerin yumurtası.