Subscapular sinus türkçesi Subscapular sinus nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Kürek kemiğinin alandaki sinüs.
  • Subskapuler sinüs.

Subscapular sinus ingilizcede ne demek, Subscapular sinus nerede nasıl kullanılır?

Subscapular : Subskapuler.

Sinus : Kalpte sağ ve sol vv. pulmonales ile sol kulakçık arasında bulunan boşluk. Beyin zarı olan dura materin iki yaprağı arasında kalan toplardamar boşlukları. Koyunların kasık bölgesindeki deri çukurluğu. Atgillerde v. buccalis’in, ramus mandibulae'nin ön kenarında genişleyerek oluşturduğu toplardamar boşluğu. Sinus interdigitalis. Şilem kanalı. Sinüzit. Sinus circularis'ten, arka yönde iki taraflı olarak ayrılan dura mater boşluğu. Kuşlarda her bir burun boşluğunun yanında görülen, burun boşluğu ve concha dorsalis ile olan olan genişçe hava boşlukları. koyunun fossa lacrimalis externa’sı içindeki deri çukurluğu. Oyuk.

Anal sinus : Anal kanalda anal çizgilerin arasında kalan bölgelerden herhangi biri. Anal sinüs.

Cortical sinus : Lenf bezinde kapsül altındaki, afferent lenf damarlarının açıldığı alan. Kortikal sinüs.

Dermoid sinus : Omurilik kanalı içerisinde keratin, deri yağı ve kıl içeren, dış yüzeyle bağlantılı boşluk, rodezya ridgeback köpeklerinin dermoid kisti. nöroektoderm ile epiteliyal ektodermin tam olmayan ayrılması sonucu, biçimlenir ve rodezya ridgeback ırkı köpeklerde görülür. Dermoid sinüs.

 

Frontal sinus : Alın boşluğu. Sinüs boşluğu.

İngilizce Subscapular sinus Türkçe anlamı, Subscapular sinus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Subscapular sinus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

 

Acacia : Akasya. Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza. Akasya sakızı. Salkım ağacı.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Subscapular sinus synonyms : abramis zone, a cells, a protein, aardvark, abiotic factor, aardvarks.