Subsidising türkçesi Subsidising nedir

  • Para vermek.
  • Sübvansiyonla desteklemek.
  • Ödenek bağlamak.
  • İaşe vermek.
  • Sübvansiyone etmek.
  • Sübvansiyon sağlamak.
  • Para yardımında bulunmak.
  • Mali destek sağlamak.
  • Destek sağlamak.
  • Parayla yardım etmek.

Subsidising ingilizcede ne demek, Subsidising nerede nasıl kullanılır?

Subsidise : Destek sağlamak. Parayla yardım etmek. Sübvansiyon sağlamak. Para yardımında bulunmak. Sübvansiyone etmek. Para vermek. Ödenek bağlamak. İaşe vermek. Sübvansiyonla desteklemek. Mali destek sağlamak.

Subsidised : Sübvanse edilmiş. Para yardımı yapılmış. Sübvanse. Finanse edilmiş. Sübvansiyonlu. Ödenmiş.

Subsidises : Sübvansiyon sağlamak. Mali destek sağlamak. Para yardımında bulunmak. İaşe vermek. Parayla yardım etmek. Ödenek bağlamak. Sübvansiyone etmek. Destek sağlamak. Sübvansiyonla desteklemek. Para vermek.

Unsubsidised : Sübvansiyonsuz.

Subsidiaries : Yardımcı. İştirakler. Bağlı ortaklık. Yan kuruluş. Bağlı ortaklıklar. Bağlı kimse. Bağlı kuruluşlar.

Subsidiary coins : Ufak para. Ufaklık para.

Subsidiarty principle : Alt yetki ilkesi.

Subsidiary : İkinci planda gelen. Şube. Ek. Yan kuruluş. Tamamlayıcı. Muavin. İşletmenin doğrudan veya dolaylı olarak en az %50 oranında oy hakkına veya en az bu oranda yönetim çoğunluğunu seçme hakkına sahip olduğu ortaklık. sermayesinin yüzde ellisinden fazlası iktisadi devlet teşekkülüne veya kamu iktisadi kuruluşuna ait olan işletme veya işletmeler topluluğundan oluşan anonim şirketler. krş. kamu iktisadi müessesesi. Bağlı kimse. Bayi.

 

Subsidiary account : Muavin hesap. Tali hesap. Yardımcı hesap.

Subsidiary centre : Ek özek. Bir kentin bellibaşlı tecim ve öteki gereksinmelerini karşılamakta güçlük çeken özeğinin yetersizliğini gidermek amacıyla, bu işlevlerden bir bölümünün taşındığı ikincil özek.

İngilizce Subsidising Türkçe anlamı, Subsidising eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Subsidising ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coughing up : Zorla söylemek. Öksürerek çıkarmak. Sökülmek. Zoraki anlatmak.

Cough up : Zorla söylemek. Toslamak. Öksürerek çıkarmak. Öksürüp çıkar. Parayı sökülmek. İstemeye istemeye borcunu ödemek. Zoraki anlatmak. Sökülmek. Para bayılmak.

Ante : Para koymak. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Bop (poker). Önce. Giriş. Bop. Ödemek. Ön. Para sürmek.

Sinking : Batırma. Dermansızlık. Yavaş yavaş ödeme (borç vb). Azalan. Amorti etme. Yavaş yavaş ödeme (borç). Batış. Batma. Halsizlik. Yavaş yavaş ödeme.

Subsidizing : Desteklemek. İane vermek. Finanse etmek. Para yardımı yapmak.

Chip in : Lafa girmek. Lafa karışmak. Katılmak. Söze karışmak. Bağışta bulunmak. Sözünü kesmek. İştirak etmek.

Subsidence : Çöküş. Toprağa gömülme. Batma. Alçalma. Çökme. Yatışma. Batma alanı. Oturma. Hafifleme. Çöküntü.

Anteed : Ödemek. Para koymak. Para sürmek.

Subsidising synonyms : give money, subsidise, settling, back up, anting, pays, subsidizes, subsidize, put into, subsidized, antings, backed up, anted, subsidises, sponsoring, pay, antes, anteing, sponsor.