Give money türkçesi Give money nedir

  • Para vermek.

Give money ile ilgili cümleler

English: Even if I were rich, I wouldn't give money to him.
Turkish: Zengin olsam, ona para vermem.

English: We don't let people give money as a birthday gift.
Turkish: Biz doğum günü hediyesi olarak insanların para vermesine izin vermeyiz.

Give money ingilizcede ne demek, Give money nerede nasıl kullanılır?

Give : Esnemek. Eğilmek. Koparmak. Tanımak. Armağan etmek. Uçlanmak. Bahşetmek. Doğruluğunu kabullenmek. Bel vermek. Düzenlemek.

Money : Arpa. Patpat. Nakit. Servet. Sikke. İktisat, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bir ekonomide genel kabul gören, değişim aracı, değer koruma aracı ve hesap birimi işlevlerine sahip varlık. Para kırmak. Akçe. Para.

Give a bad name : Adını karalamak. Ad takmak. Adını kötüye çıkarmak.

Give a beating : Yenmek. Dayak atmak. Sopa çekmek. Dövmek. Ayağının altına almak.

Give a bias to : Peşin hüküm vermek.

Give a black eye : Gözünü morartmak.

İngilizce Give money Türkçe anlamı, Give money eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Give money ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Antings : Para koymak. Giriş. Bop. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Ödemek. Bop (poker). Ön. Önce. Para sürmek.

 

Pays : Ödemek. Etmek. Değmek. Karşılığını vermek.

Coughing up : Öksürerek çıkarmak. Zorla söylemek. Zoraki anlatmak. Sökülmek.

Ante : Giriş. Bop. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Bop (poker). Önce. Para sürmek. Ödemek. Ön. Para koymak.

Antes : Giriş. Ön. Ödemek. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Para sürmek. Önce. Bop. Bop (poker). Para koymak.

Pay : Maaş. Para ödemek. Maaş dağıtmak. Ücret ödemek. Vergin. Yararı olmak. Yarar sağlamak. Ödemek. Cezasını çekmek.

Anteing : Giriş. Ön. Önce. Para sürmek. Bop (poker). Ödemek. Bop. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Para koymak.

Subsidises : Destek sağlamak. Sübvansiyonla desteklemek. Mali destek sağlamak. Sübvansiyone etmek. Ödenek bağlamak. Para yardımında bulunmak. İaşe vermek. Parayla yardım etmek. Sübvansiyon sağlamak.

Cough up : Zorla söylemek. Zoraki anlatmak. Para bayılmak. Sökülmek. İstemeye istemeye borcunu ödemek. Parayı sökülmek. Toslamak. Öksürüp çıkar. Öksürerek çıkarmak.

Anteed : Para sürmek. Ödemek. Para koymak.

Give money synonyms : anting, subsidise, chip in, anted, put into.