Subsistance wage türkçesi Subsistance wage nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • İşçinin kendisinin ve ailesinin fizyolojik düzeyde yaşamını sürdürebileceği en düşük ücret. krş. enaz ücret.
  • Geçimlik ücret.

Subsistance wage ingilizcede ne demek, Subsistance wage nerede nasıl kullanılır?

Subsistance : Geçimlik. Birisinin geçindirmekle yükümlü bulunduğu kimselere yargı kuruluşlarınca bağlanan aylık. yaşamak için gereken yiyecek ve başka gereksemeleri karşılamak üzere yapılan yardım. Asgari geçim.

Wage : (savaş vb) açmak. (savaş) açmak. Aylık. Devam ettirmek. Ücret. Savaş açmak. Maaş. Sürdürmek. Üretim faktörlerinden biri olan emeğin üretimden aldığı pay, diğer bir deyişle emek faktörünün fiyatı. işçilere üretim sürecine katılmaları karşılığında belli sürelerde yapılan ödeme. krş. maaş. Mücadele başlatmak.

Annual wage : Yıllık ücret. Senelik ücret. Ücretin bir yıllık olarak ödenmek üzere saptanan tutarı.

Asswage : Yatıştırmak. Hafifletmek. Dindirmek. Bastırmak.

Basic wage : Parça başı ücret. Temel ücret.

Conserved part of wage : İşçinin bakmakla yükümlü olduğu ailesi giderleri karşılığı eline geçen aylık ücretinden belirli bir orandan fazlasının adi borçlarına karşılık kesilememesi (yargıç kararıyla verilen nafakalar bu sınırlama dışındadır). Ücrette dokunulmaz bölüm.

 

İngilizce Subsistance wage Türkçe anlamı, Subsistance wage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Subsistance wage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

 

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Subsistance wage synonyms : a shift in demand, abnormal budget expenditures, a shift in individual demand, ability to pay principle, a shift in supply, a change in individual demand.