Suitcases türkçesi Suitcases nedir

Suitcases ile ilgili cümleler

English: Ali managed to carry both suitcases by himself.
Turkish: Ali her iki bavulu da kendi başına taşımayı başardı.

English: Ali carried the suitcases for me.
Turkish: Ali bavulları benim için taşıdı.

English: Do me a favor and take these suitcases down to the basement.
Turkish: Bana bir iyilik yap ve bu bavulları bodruma götür.

English: Ali will carry those suitcases for you.
Turkish: Ali sizin için bu bavulları taşıyacak.

English: Ali can't carry all those suitcases so you should help him.
Turkish: Ali tüm bu bavulları taşıyamaz bu yüzden ona yardım etmelisin.

Suitcases ingilizcede ne demek, Suitcases nerede nasıl kullanılır?

These are my suitcases : Bu valizler benim.

Can i borrow your suitcase : Çantanızı alabilir miyim.

This is my suitcase : Bu benim valizim.

Suitcase : Bavul. Çanta. Valiz.

İngilizce Suitcases Türkçe anlamı, Suitcases eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Suitcases ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Catchall : Öteberi çantası. Yer. Kap. Sepet. Hurç. Geniş kapsamlı şey. Öteberi torbası.

Handbag : El çantası.

Briefcases : Evrak çantası.

Haversacks : Sırt çantası. Asker kumanyası. Arka çantası.

 

Purse : Ağzını büzmek. Para kesesi. Cüzdan. Kese. Para çantası. Keseye koymak. Para. El çantası. Büzmek (dudaklarını).

Haversack : Asker çantası. Kumanya torbası. Asker kumanyası. Arka çantası. Sırt çantası.

Weekender : Yelkenli gezinti teknesi. Hafta sonunu tatilcisi. Haftasonlarını kodeste geçiren hafif suçlu. Hafta sonu tatile giden kimse. Haftasonu tatilcisi. Seyahat veya haftasonu çantası. Haftasonu sporcusu. Haftasonu misafiri veya konuğu.

Travel bag : Seyahat çantası. Bagaj.

Gladstone : Kuzey dakota eyaletinde şehir. Bir tür araba. Deri bavul. Missouri eyaletinde şehir. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Avustralya'nın queensland eyaletinde şehir. Michigan eyaletinde şehir.

Luggage : Eşya. Yola çıkan kişinin tren, gemi ve benzeri taşıtlarda beraberinde götürdüğü ya da daha sonra arkasından gönderilmesi koşuluyla taşıyıcıya bıraktığı kişisel eşyaları. Taşıncak. Bagaj.

Suitcases synonyms : overnight case, overnight bag, overnighter, gripsack, hand luggage, holdall, gladstone bag, valise, portmanteaus, case, trunk, traveling bag, travelling bag, cases, purses, handbags, bag, suitcase, baggages, portmanteau, holdalls, satchel, grip, baggage, garment bag, catchalls, luggages, carpetbag, valises, briefcase.