Suits türkçesi Suits nedir

Suits ile ilgili cümleler

English: Green suits Alice.
Turkish: Yeşil Alice'e yakışır.

English: Don't you think this suits me?
Turkish: Bunun bana uyacağını düşünmüyor musun?

English: Black suits you.
Turkish: Siyah sana uyar.

English: Do you think that dress suits her?
Turkish: O elbisenin ona uyduğunu düşünüyor musunuz?

English: Ali had all of his suits made to order.
Turkish: Ali bütün takımlarını sipariş üzerine yaptırdı.

Suits ingilizcede ne demek, Suits nerede nasıl kullanılır?

Jesuits : Cizvit. Cizvitler.

Lawsuits : Dava.

Pantsuits : (bayanlar için) pantolon ceket takım. Pantolonlu takım.

Playsuits : Oyun elbisesi. Spor elbisesi.

Pursuits : Uğraş. Arama. Peşinde olma. Takip. İş. İzleme. Araştırma. Uğraşı. İlgi alanı. Meşguliyet.

Suit ill : Uygun düşmemek. Uygun olmamak.

Wetsuits : Su sporlarına katılırken vücudu sıcak tutmak için giyilen dar kauçuk giyecek. Bir dalış giysisi. Bir çeşit dalış giysisi.

Sunsuits : Çocuk mayosu.

Suit for damages : Ödence davası. Zarar ziyan davası. Ortaya çıkan dokunca nedeniyle bunları karşılamak amacıyla açılan dava. Tazminat davası. Tazminat davası açmak.

 

Spacesuits : Uzay elbisesi. Uzay giysisi.

İngilizce Suits Türkçe anlamı, Suits eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Suits ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Doing well : İyi dinlenmiş olmak. İyi yapma. İyi olmak. Başarılı olma. İyi gitme. İyi kazanmak. Becermek. İyi iş çıkarma.

Chime in with : İle ahenk içinde olmak. Uyum içinde olmak. Uygun gitmek. İle uyumlu olmak.

Gladden : Sevinmek. Mutlu etmek. Sevindirmek.

Acclimatizing : Alışmak. İklime alıştırmak. İntibak etmek. İntibak ettirmek. Ortama alıştırmak. Havaya alışmak. İklimine alıştırmak. Alıştırmak. Yeni veya farklı iklim şartlarına alışmak.

Gladder : Parlak. Hoşnut. Mutlu. Güzel. Kıvançlı. Sevinçli. Mütelezziz. Memnun.

Salved : Kurtarmak. Kurtarılmış. Dindirmek. Rahatlatılmış. Yatıştırmak. Rahatlatmak.

Benefited : Yarar. Yararlanmak. Faydası olmak. Yarar görmek. Menfaat. Fayda göstermek. Çıkar. Fayda. Yararı dokunmak.

Slack suit : Bol elbise. Rahat giysi.

Assort well with : Tam anlamıyla uymak. İyi kaynaşmak.

Suits synonyms : single breasted suit, double breasted suit, catch the fancy of, abide by, clicked, accede, abidden, assort, accorded, apply, gladdest, bargains, pinstripe, delight, arrange, fit the bill, availed, enjoyed, abide, suit of clothes, befits, bear, acclimatize, befitted, applies, content, adapted for, adapt, enjoy, beseemed, be all of a piece with, lend itself to, became.

Suits zıt anlamlı kelimeler, Suits kelime anlamı

Disagree : Aynı düşüncede olmamak. Bozuşmak. Anlaşamamak. Atışmak. Uymamak. Çelişmek. Aynı fikirde olmamak. Uyuşmamak. Karşıt görüşte olmak. Yaramamak.

Unequal : İstikrarsız. Eş olmayan. Eşitsiz. Düzeysiz. Eşit olmayan. Yeterli seviyede olmayan. Düzensiz. Yetersiz. Haksız. Farklı.