Sulphite türkçesi Sulphite nedir

Sulphite ingilizcede ne demek, Sulphite nerede nasıl kullanılır?

Sulphites : Sülfüt. Sülfit.

Bisulphite : Sülfürik asit tuzu. Bisülfür. Bisülfit.

Hydrosulphite : Hidrosülfit.

Hyposulphite : Hiposülfür. (kimya) hiposülfit. Tiyosülfürik asit. Tuz veya hiposülfüröz asit. Hiposülfit.

Hyposulphite of sodium : Hipo-. İşlemede saptama aşamasında en çok kullanılan kimyasal özdek (sodyum hiposülfit, tiyosülfit, na2 s2 o3 . 5h2 o) ya da eriyiği. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Sulphide inclusion : Sülfür kalıntı. Sülfür inklüzyon.

Ammonium sulphide : Amonyum sülfür.

Menadion natrium bisulphite complex : Menadiyona, sodyum bisülfit eklenmesiyle elde edilen, en az % 30 menadiyon içeren ve k vitamini etkisi olan bir ürün. Menadiyon-sodyum bisülfit kompleksi.

Aluminium sulphide : Alüminyum sülfür.

Menadion natrium bisulphite : Menadiyon-sodyum bisülfit. Menadiyona, sodyum bisülfit eklenmesiyle elde edilen, en az % 50 menadiyon içeren ve k vitamini etkisi olan bir ürün.

İngilizce Sulphite Türkçe anlamı, Sulphite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sulphite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sulphur : Sülfür. Hayvan vücudunda yağ, karbonhidrat ve enerji metabolizmasında görev alan, bitkisel ve hayvansal kökenli yemlerde bulunan sistin, sistein ve metiyonin, biyotin, tiyamin ve insülin gibi organik bileşiklerin yapısında yer alan, “s” rumuzuyla belirtilen, metalik olmayan bir element. Sülf. Madencilik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Mineral. (s; metalimsi olmayan parıltı, sarı, gri; çizgi ak; sertlik 1-2.5, özgül ağırlık 2.07; monoklinal ve rombusal.). Sülfür sarısı. Kükürt. Kükürtlemek. Doğada serbest veya diğer bazı metallerle bileşik olarak bulunan bir element, sülfür. Sarı lahana kelebeği.

 

Cadmium sulfide : Kadmiyum sülfür. Kadmiyum sülfit.

Zinc sulfate : Çinko sülfat.

Copper sulfate : Bakır sülfat. Hayvanlarda özellikle sindirim kanalındaki yuvarlak kurtlara karşı etkili, büzüştürücü ve yoğun çözeltileri dağlayıcı etkiye sahip bileşik.

Zinc sulphate : Çinko sülfat. Deriye uygulanması amacıyla eşit miktarda kurşun asetat içeren % 4’lük losyon halinde hazırlanan ve özellikle atlarda koşum takımlarının sürtmesiyle oluşan yaralar ile diğer hayvanlardaki çeşitli deri hastalıklarının tedavisinde kullanılan bir sülfat tuzu. sülfürik asidin kimyasal formülü znso4 olan çinko tuzu ve bunun bir ve yedi molekül kristal suyu bulunduran çeşitleri.

Barium sulfate : Baryum sülfat.

Chemical compound : Kimyasal terkip. Kimyasal bileşim. Kimyasallar karışımı. Kimyasal bileşik.

Sodium sulfate : Sodyum sülfat. Sodyum tuzu.

Sulphite synonyms : cupric sulphate, zinc vitriol, sodium lauryl sulfate, zinc sulfide, sls, sodium sulphate, atomic number 16, blanc fixe, sodium lauryl sulphate, cupric sulfate, hydrogen sulfide, iron disulfide, zinc sulphide, sulfite, sulphites, sulfide, magnesium sulfate, compound, sulphate, barium sulphate, white vitriol, pyrites, sulfur, sulphide, salt, s, sulfate, copper sulphate, sulfites, sulphates.

 

Sulphite ingilizce tanımı, definition of Sulphite

Sulphite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A person who is spontaneous and original in his habits of thought and conversation. A salt of sulphurous acid.