Suluklu nedir, Suluklu ne demek

Teknik terim anlamı:

Alt kısmı zincirli gem, (Oklubalı Eskişehir).

Suluklu anlamı, tanımı

Sulu : Suyu olan, içinde su bulunan, koyu karşıtı. İçine su katılmış, sulandırılmış olan. Suyu çok olan. Yersiz şakalar yapan, söz ve davranışları ile çevresini tedirgin eden veya gereksiz iltifatlarda bulunan (kimse)

Suluk : Öğrencilerin okula su götürdükleri kap. Oda içinde yıkanmak için ayrılmış küçük yer, gusülhane. Yarışçıların su, glikozlu su, çay veya meyve suyu koymalarına yarayan kap. Tavukların su gereksinimlerini karşılamak üzere uzun, yuvarlak, küçük çanak veya damlalıklı biçimlerde değişik malzemeden yapılmış yarı otomatik veya otomatik düzen. Büyükbaş hayvanların barındığı yerlerde su içmelerini kolaylaştıran küçük tekne veya havuz. Küçük çocukların başlarında, yer yer saç dökülmesi ve kabartılarla beliren bir deri hastalığı. Kuş kafeslerinde su konan kap.

Sulukluk : Oda içinde küçük banyo, gusulhane. Havlu gibi kurulanılan bez. -Kars.

Eskişehir : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Zincirli : Zinciri olan. Zincirle bağlı olan. 1716'da basılan Osmanlı altın parasının adı. Gaziantep şehrinde, Fevzipaşa bucağına bağlı bir yer. Konya şehri, Karatay ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

 

Oklubalı : Eskişehir şehrinde, İnönü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Zincir : Birbirine geçmiş bir sıra metal halkadan oluşan bağ. Altın ya da gümüşten yapılmış takı. Taşıtların kar veya buzda kaymaması için tekerleklerine takılan alet. Hükümlülerin eline, ayağına vurulan demir bağ. Art arda gelen şeylerin oluşturduğu dizi.

Eski : Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı. Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz. Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan. Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan. Önceki, sabık. Geçerli olmayan. Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey.

Gem : Atı yönlendirmek için ağzına takılan demir araç.

Alt : Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.

Diğer dillerde Suluk askısı anlamı nedir?

Fransızca'da Suluk askısı nedir ? : porte bidon