Suturation türkçesi Suturation nedir

  • Sütürasyon.
  • Dikme.
  • Sütür koyma.
  • Dikiş koyma.

Suturation ingilizcede ne demek, Suturation nerede nasıl kullanılır?

Sutura squamosa : Komşu iki kemiğin karşılaşan kenarları incelmiş, birinin diğerinin üzerine binmesi sonucu oluşan dikiş. Sutura skuamoza.

Sutura : Sutura sfenomaksillaris. Alın kemiğiyle kamamsı kemik arasındaki dikiş. Sutura serrata. Damak kemiğinin yan tarafında, proc. pterygoideus ile üst çene kemiği arasında bulunan dikiş. Sutura plana. Komşu iki kemiğin, bağlanmak üzere karşılaşan kenar!arının, testere dişi biçiminde olması ve bu dişlerin birbirine geçmesiyle oluşan bir bağlantı çeşidi. Dikiş. Sutura sfenofrontalis. Sutura. Düz dikiş.

Sutural : Dikişsi. Dikiş yerine ait.

İngilizce Suturation Türkçe anlamı, Suturation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Suturation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Status quo : Var-durum. Süredurum. Şimdiki durum. Statüko. Yürürlükteki anlaşmalara göre olması gereken ya da öteden beri süregelen durum. Mevcut durum.

Mast : Meşe palamudu. Kayın palamudu. Gönder. Gemi direği. Direk. Kozalak. Palamut. Seren. Bayrak direği.

Absurd : Muhal. Olanaksız. Mantıksız. Abes. Uyumsuz. Manasız. Anlamsız. Abzürd. Maskaralık. Akılsızca.

 

Equilibrium : Halk kültürünü oluşturan öğeler arasında varolduğu savunulan denge. (bu öğelerden biri üzerine yapılan bir baskı, kendini diğer öğeler üzerine ileteceğinden ilgili halk kültürü düzeni bozulacaktır. eğer, öğe üzerindeki baskı kaldırılacak olursa, çok kez halk kültürü düzeni eski durumuna dönüşmektedir.) bk. denge kuramı. Dengeli olma. Karalılık. Karşıt etkilerin birbirine eşdeğer olduğu durum. Denge durumu. Muvazene. Tarafsızlık. Denge . Birbirine ters yönlü güçlerin eşitlenmesi sonucu değişme eğiliminin kalmadığı durum. Ekonomi, fizik, kimya, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Complication : Bir hastalığın devamı sırasında oluşan başka patolojik olaylar veya hastalıklar. Güçlük. Yeni sorun. Zorluk. Karmaşa. Hastalığın başka bir hastalıkla karışması. Engel. Pürüz. Karmaşık hale getirme. Komplikasyon.

Childlessness : Çocuksuzluk. Çocuk sahibi olmama durumu.

Intestacy : Vasiyetname bırakmadan ölme. Vasiyetsiz ölme. Vasiyeti olmama.

Square one : En baş. Başlangıç çekidi.

State of affairs : Şartlar. Durum. Olgu. İşlerin durumu. Hikaye. Gidişat. Koşullar. Hal. Vaziyet. Gelinen nokta.

Shoes : Nallamak. Ayakkabılar. Ayakkabı giydirmek. Arabanın tekerleri veya jantları.

Suturation synonyms : fish bowl, new ballgame, size of it, ballgame, prison house, goldfish bowl, challenge, perpendicular, masts, scene, erections, planting, pillars, crowding, inclusion, masting, picture, stymie, erecting, exclusion, state, prison, derrick, hotbed, only child, thing, fixing, soup, element, plantings, the absurd, status, size.

Suturation zıt anlamlı kelimeler, Suturation kelime anlamı

 

Rejection : Defolu mal. Ret. Iskarta. Çıkarma. Tümevarımcı bilimlerde başvurulan bir gerçekleme sürecinde olguların varsayım ya da öndeyilerdeki beklentilere aykırı belirmesi, bk. evetle(n)me. Abama. Dışkı. Kabul etmeme veya edilmeme. Geri çevirme. Reddedilme.

Exclusion : Hariç tutma. İhraç etme. Dahil etmeme. Çıkarma. Kabul etmeme. Hariç bırakma. Kovma. Ret. Dışlama. Tart.

Inclusion : Kaynaştırma. Etrafı kapsül, zar benzeri bir yapıyla çevrilme; başka bir şey içine hapsolunma, içine alma veya girme. kalıntı. sitoplazmada depolanmış besin maddeleri, salgı maddeleri ve renk maddelerinden oluşan cansız yapılar. Alınma. Kapsama. İnklüzyon. Hücre içinde bulunan mikrozom, virüs, pigment granülleri, yağ damlacıkları gibi cisimler. Dahil etme. İlave. Arakatkı. Katma.

Suturation antonyms : acceptance, disequilibrium, equilibrium, cenogenesis, palingenesis, nondevelopment.