Swatches türkçesi Swatches nedir

  • Eşantiyon.
  • Yer.
  • Numunelik kumaş parçası.
  • Kumaş örneği.
  • Parça kumaş.
  • Numune.
  • Numunelik kağıt parçası.
  • Örneğini göstermek.
  • Numunelik deri parçası.
  • Tekstil maddeleri örneği.
  • Parça.

Swatches ingilizcede ne demek, Swatches nerede nasıl kullanılır?

Swatch : Kumaş örneği. Parça. Numunelik kağıt parçası. Parça kumaş. Örneğini göstermek. Tekstil maddeleri örneği. Numunelik deri parçası. Eşantiyon. Numunelik kumaş parçası. Yer.

Swat : Vurup ezmek. Hızla vurup ezmek. Ezmek. Vurup ezme. Vuruş. Vurmak. Sineklik. Ezme. Beysbol sopası veya elle vurmak. Dümdüz etmek.

Swath : Bir defada biçilen alan. Şerit. Orakla bir defada biçilen yer. Alan (şerit halinde uzanan). Tırpan. Tırpanla biçilmiş ekin yığını. Biçme makinesi vb´nin bir geçişte kestiği yer.

Swathe : Çevrelemek. Biçilmiş ekin yığını. Kundaklamak. Kuşak. Kundak bağı. Sarmak. Sargı ile sarmak. Sargı. Bandaj. Sarıp sarmalamak.

Swathed : Kuşak. Sarıp sarmalamak. Kundak bağı. Sargı. Biçilmiş ekin yığını. Bandaj. Kundaklamak. Sargı ile sarmak. Sarmak. Çevrelemek.

Swathes : Biçilmiş ekin yığını. Sarmak. Kundaklamak. Kuşak. Bandaj. Kundak bağı. Sarıp sarmalamak. Çevrelemek. Sargı ile sarmak. Sargı.

Swats : Sineklik. Vurmak. Beysbol sopası veya elle vurmak. Ezme. Dümdüz etmek. Vurup ezmek. Ezmek. Vuruş. Vurup ezme. Hızla vurup ezmek.

 

Swathing : Sarıp sarmalamak. Sargılama. Kundaklamak. Çevrelemek. Sarmak.

Cut a wide swath : Caka satmak. Hava atmak. Dikkat çekmek. Bit yeri kırmak veya telef etmek. Gösteriş yapmak. Büyük zarar vermek. Göze batmak. Çok zarar vermek. Çok dikkat çekmek.

Swatting : Vurup ezmek. Vurmak. Ezmek. Ezme.

İngilizce Swatches Türkçe anlamı, Swatches eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Swatches ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Witness : Onaylamak. Kanıtlamak. Bir bilgi ya da savı desteklemek üzere görgüsel ve sözlü belge verme. Şahit. Delil. Kabul etmek. Bizzat görmek. Göstermek. Tanık. Tanıklık.

Exemplars : Model. Sembol. Simge. Suret. Timsal. Nüsha. Örnek. Kopya. Misal.

Bits : Nebze. Matkap. Bit. Gem. Eksik etek. Uç. Kırıntı. Takım taklavat. Delgi.

Batches : Grup. Yığın. Bir fırın ekmek. Bir defada alınan miktar.

Onlooker : Seyirci. Olaylara katılmayıp yalnızca izleyen kişi. İzleyici.

Observer : Kurallara uyan kimse. Rasıt. İzlemci. Müşahit. Futbol, uzay alanlarında kullanılır. İtaat eden kimse. Gözleyici. Ölçünlü yordamlar ve nicelleştirici araçlar kullanarak gözlem saptamalarını bilimsel bilgiye dönüştüren, kişi. Ayaktopu oyunlarını ve görevlileri izlemekle görevlendirilmiş kişi. Gözetmen.

Catchall : Kap. Öteberi çantası. Öteberi torbası. Hurç. Çanta. Sepet. Geniş kapsamlı şey.

Norm : Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Norm. Fels.ilke. Ölçü. Standart. Kural. Düzgü. Kaide. Tip.

Playgoer : Tiyatrosever. Tiyatro seyircisi. Tiyatro izleyicisi. Tiyatro meraklısı. Tiyatro düşkünü.

 

Aliquot : Sayıyı tam bölen. Temsili miktar. Alikuot. Bir sayıyı tam bölen sayı. Tambölen. 24 saatlik numuneden alınan örnek. Sıvı bölüntü. Kalansız bölen. Tümbölen.

Swatches synonyms : motion picture fan, starer, piece of material, piece of cloth, cheerer, rubbernecker, earth, essayed, fent, footing, perceiver, catchalls, browser, peeper, models, batch, cake, ground, bit, paragons, gawker, paragoning, patterns, spectator, pattern, spy, exemplar, paradigm, archetypes, peeping tom, avulsion, exposals, bin.

Swatches zıt anlamlı kelimeler, Swatches kelime anlamı

Unbind : Bağlantı çözmek. Serbest bırakmak. Gevşetmek. Salıvermek. Ciltten çıkar. Açmak. Salmak. Bağı çözmek. Çözmek.

Liberator : Azat eden. Azat eden kimse. Kurtarıcı.