Swat türkçesi Swat nedir

  • Beysbol sopası veya elle vurmak.
  • [#ezme Ezmek].
  • Vuruş.
  • Dümdüz etmek.
  • Vurup ezmek.
  • Vurup ezme.
  • Hızla vurup ezmek.
  • Vurmak.
  • Ezme.
  • Sineklik.

Swat ile ilgili cümleler

English: Ali is a member of the SWAT team.
Turkish: Ali SWAT timinin bir üyesidir.

English: Could you bring me the fly swatter, please?
Turkish: Bana sinek raketi getirir misin, lütfen?

Swat ingilizcede ne demek, Swat nerede nasıl kullanılır?

Swatch : Parça kumaş. Numune. Parça. Numunelik kumaş parçası. Numunelik deri parçası. Örneğini göstermek. Eşantiyon. Tekstil maddeleri örneği. Yer. Kumaş örneği.

Swatches : Parça. Yer. Numunelik kumaş parçası. Numune. Parça kumaş. Tekstil maddeleri örneği. Örneğini göstermek. Numunelik deri parçası. Kumaş örneği. Numunelik kağıt parçası.

Swath : Şerit. Tırpan. Alan (şerit halinde uzanan). Orakla bir defada biçilen yer. Biçme makinesi vb´nin bir geçişte kestiği yer. Tırpanla biçilmiş ekin yığını. Bir defada biçilen alan.

Swathe : Sargı ile sarmak. Kuşak. Bandaj. Kundaklamak. Sarmak. Kundak bağı. Çevrelemek. Sargı. Sarıp sarmalamak. Biçilmiş ekin yığını.

Swathed : Biçilmiş ekin yığını. Bandaj. Kundak bağı. Sarıp sarmalamak. Sarmak. Çevrelemek. Sargı. Kuşak. Sargı ile sarmak. Kundaklamak.

Swatted : Ezilmiş. Vurmak. Vurup ezmek. Ezmek.

 

Swatters : Sinek öldürmeye yarayan saplı alet. Sineklik. Sinek raketi.

Swathes : Sargı. Çevrelemek. Kundaklamak. Sarıp sarmalamak. Sarmak. Kuşak. Bandaj. Biçilmiş ekin yığını. Kundak bağı. Sargı ile sarmak.

Cut a wide swath : Caka satmak. Hava atmak. Çok zarar vermek. Büyük zarar vermek. Dikkat çekmek. Çok dikkat çekmek. Göze batmak. Bit yeri kırmak veya telef etmek. Gösteriş yapmak.

Swatting : Vurmak. Ezmek. Vurup ezmek. Ezme.

İngilizce Swat Türkçe anlamı, Swat eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Swat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Razes : Ortadan kaldırmak. Temelinden yıkmak. Yıkmak. Yerle bir etmek. Yıkıp yerle bir etmek. Tahrip etmek.

Biffed : Darbe. Yumruk. Çarpmak. Bıff. Yumruklamak. Yumruk vurmak. Vajina. Yumruk atmak. Am.

Fly whisk : Sinek öldürmekte ya da kovmakta kullanılan, ucu elekli ya da püsküllü çubukçuk.

Brayed : Haykırmak. Anırtı. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Kulak tırmalayıcı ses. Anırır gibi bağırmak. Anırmak. Anırma. Dövmek (havanda). Dövmek.

Blow : Üflemek. Patlamak. Harcamak. Küfretmek. Uçmak. Solumak. Çiçek açmak. Esmek. Darbe. Sigorta atmak (elektrik).

Bash in : Parçalamak. Vurup kırmak. Haşat etmek.

Batteries : Vurmalı çalgılar. Seri. Pil. Tavuk kafesleri dizisi. Batarya. Borda topları. Dizi. Kötü muamele. Atıcı (baseball terimi).

Batters : Yıpratmak. Hor kullanmak. Yumruklamak. Yağ un ve yumurta karışımı hamur. Dövmek. Vuruş yapan oyuncu. Meyilli olmak (duvar). Sert darbelerle vurmak. Hırpalamak.

Birched : Dökmek. Sopalamak. Betula. Sopayla dövmek. Kamçılamak. Değnekle vurmak. Huş ağacı. Falaka sopası. Huş.

 

Beating : Dayak atma. Kötek. Dövüş. Dayak. Pataklama (argo terim). Yenilgi. Alt etme. Bozgun. Dövme.

Swat synonyms : crushing, mosquito net, bray, attack, crunched, banged, dunt, crusher, comminution, swats, contuse, brays, hack, coup, beatings, boff, bruise, flatten, hit, hodgepodge, crushes, crush, foie gras, mash, swatted, flyswatter, grindings, burnishing, fly swatter, biff, flynet, bops, batting.