Sıvarmak nedir, Sıvarmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sulamak.

Bir dalın yapraklarını avuç içine alarak baştan aşağı sıyırarak koparmak.

Tarla sulamak.

Teknik terim anlamı:

[Bakınız: suvarmak].

Sıvarmak anlamı, tanımı

Sıvarma : Sulak yerlerde yetişen kavun

Sıva : Herhangi bir yapıdaki yüzeyleri düzgünleştirmek için kullanılan, yarı akışkan, kum, kireç, çimento karışımı veya toprak harç. Bir yapının duvarlarına sürülen ince harç tabakası.

Baştan aşağı : Tamamen.

Koparmak : Kopmasını sağlamak, kopmasına yol açmak. Daldan, ağaçtan alıp toplamak. Güçlükle elde etmek. Zor kullanarak almak. Birlikte koşan yarışçıyı üstün bir çaba ile hızlanıp geçmek. Birden ve güçlü bir biçimde başlamak veya başlatmak.

Suvarmak : Hayvana su vermek, su içirmek.

Avuç içi : Elin parmak dipleri ile bilek arasındaki iç bölümü.

Koparma : Koparmak işi. Halterde ayakları açarak halteri bir çırpıda baş üstüne, dirsekleri bükmeden kaldırma biçimi.

Sulamak : Toprak, bitki, hayvan vb.ne su vermek. Hayvana su vermek, suvarmak. Para ödemek, vermek, harcamak.

Suvarma : Suvarmak işi.

Baştan : Başından alarak, bir kez daha, yeniden.

Sulama : Sulamak işi. Arklar veya savaklar yardımı ile su akıtarak herhangi bir toprak bölgesini kuraklıktan kurtarma.

Yaprak : Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak.

 

Suvar : Ağrı ili, Tutak ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Alara : Bir çeşit kilim, çul.

İçine : İçin edatı.

Tarla : Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası. Deniz hayvanlarının çok olduğu yer.

Başta : İlk olarak. Özellikle.

Aşağı : Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı. Bayağı, adi. Niteliği düşük, kötü. Daha küçük, daha az. Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri. Değeri daha az. Aşağıya, yere doğru. Bir yere göre daha alçak yerde bulunan.

Suva : Derin olmayan su, sığ. Balkon. Ayakyolu, helâ. Sıva, badana. Arka: Ahmet evin suvasına yatmış. Sıva.

Kopa : Ot ya da saman yığını, küme. Küpes.

Diğer dillerde Sıvama ek anlamı nedir?

İngilizce'de Sıvama ek ne demek ? : wiped joint