Tıska nedir, Tıska ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Soğan tohumu.

Sarı benizli, sıska, zayıf.

Fiske.

Soluk benizli, kansız, zayıf.

Parmak ucuyla vuruş, fiske.

Tıska anlamı, tanımı

Tıskalı : Hastalıklı, kansız. Soluk benizli, kansız, zayıf

Tıskalılık : Kansızlık.

Tıskamuk : Sarı benizli, sıska, zayıf.

Soluk benizli : Sağlık sorunu sebebiyle yüzünün rengi solmuş olan.

Kansız : Kanı olmayan. Duygusuz ve korkak. Kan dökmeden yapılan. Kanı az olan, çok kan kaybetmiş olan, anemik.

Parmak : İnsanda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü oluşturan, boğumlu, oynak, uzunca organların her biri. Koyu sıvılara daldırıp çıkarıldığında bu organa bulaşan miktar kadar olan. İnç. Eni bu organ kadar olan. Bir işe karışmış olma ilgisi. Bir tekerleğin merkezinden çemberine kadar uzanan çubukların her biri. Arşının yirmi dörtte biri.

Vuruş : Vurma işi. Bir kuvvetin etkileme süresi ile şiddetinin çarpımından çıkarılan nicelik. Bir ölçüyü oluşturan eşit sürelerden her biri, darp. Tempo.

Zayıf : Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan). Görevini yapacak yeterli gücü olmayan. Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz. Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan. Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan. Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan. Önemli, güvenilir olmayan. Çok az. Başarısızlığı gösteren not.

 

Kansı : Hangi.

Tohum : Bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını sağlayan tane. Ortaya bir sonuç çıkaran, bir sonucun oluşmasına sebep olan şey. Soy sop, döl, nesil, sülale. Spermatozoit.

Soğan : Zambakgillerden, yemeklere tat vermek için yumrusu ve yeşil yaprakları kullanılan güzel kokulu bitki (Allium cepa). Çiğdem, lale, zambak, sarımsak vb. bitkilerin toprak altındaki yumru kökü.

Fiske : Parmak uçlarıyla yapılmış olan hafif vuruş. İnsan derisinde herhangi bir sebeple ortaya çıkan ufak ve içi su dolu kabartı. İki parmak ucu ile tutulabilen miktarda olan.

Sıska : Çok zayıf ve kuru, kaknem, çelimsiz, arık. Karın boşluğuna su dolmuş olan.

Beniz : Yüz. Yüz rengi.

Soluk : Akciğerlere çekilen, akciğerlerden atılan hava, nefes. Parlaklığını, gücünü yitirmiş (ışık). Rengi kaybolmuş, matlaşmış (nesne). Rengi atmış olan, solmuş, uçuk. Tarz. Ciğerlere hava alıp verme.

Vuru : Kalbin, gevşeyip kasılmasından ileri gelen atım hareketi.

Sarı : Yeşil ile turuncu arasında bir renk, limon kabuğu rengi. Soluk, solgun. Bu renkte olan.

Diğer dillerde Tırtırsineği anlamı nedir?

İngilizce'de Tırtırsineği ne demek ? : ichneumon fly