Tabling türkçesi Tabling nedir

  • Masaya koyma.
  • Masaya koymak.
  • Meyilli maden cevheri ayırma masası.
  • Listeye geçirmek.
  • Göstermek.
  • Ertelemek.
  • Cetvele yazmak.
  • Sunmak.
  • Sofra örtü takımı.
  • Tartışmaya sunmak.

Tabling ingilizcede ne demek, Tabling nerede nasıl kullanılır?

Stabling : Ahır. Ahır malzemesi.

Stablings : Ahır.

Timetabling : Zaman çizelgeleme.

Tablishment : Tesis etme kurum (dernek). Tesis.

Anti establishment : Anti işyeri. Var olan yetkili makamlara veya kuruma karşı olan.

Disestablishes : Kiliseyi devletten ayırmak. Kilisenin devletten aldığı desteği ilga etmek. Resmi mevkiden indirmek. Kadrodan çıkarmak. Lağvetmek.

Antidisestablishmentarianism : Kiliseyi devletten ayırma görüşüne karşı çıkma. Kilisenin devlet tarafından tanınması ve desteğinin kaldırılmasına karşı çıkma (özellikle ingiltere anglikan kilisesi). Kiliseyi devletten ayırma görüşüne karşı olma.

 
 

Became an established fact : Kökleşmiş bir gerçek haline geldi. Yerleşmiş bir gerçek haline geldi. Doğru olarak kabul gördü.

Disestablished : Lağvetmek. Kilisenin devletten aldığı desteği ilga etmek. Kadrodan çıkarmak. Kiliseyi devletten ayırmak. Resmi mevkiden indirmek.

Become established : Kökleşmek. Yerleşmek. Yerleştirmek.

İngilizce Tabling Türkçe anlamı, Tabling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tabling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deferring : Geciktirme. Erteleme. Saygı göstermek. Uymak. Ağırdan almak. Tecil etmek. Kabul etmek. Ertelemek (borç vb). Sonraya bırakmak.

Wager : İddia. Riske atmak. Para yatırmak. Bahis tutuşma. Bahis tutuşmak. Kumar. Bahis. Bahse girme. Bahse girmek. Para koymak.

Bestows : Yerine koymak. (hak) tanımak. Bahşetmek. Vermek. Bağışlamak. Hediye etmek.

Continue : Sürmek. Olagelmek. Dayanmak. Uzamak. İdame etmek. Devam ettirmek. Uzatmak. Kalmak. Sürdürmek. Devam etmek.

Connote : Delalet etmek. İfade etmek. Ayrıca bir anlam taşımak. Anlamına gelmek. Demek istemek. Demeye gelmek. Akla getirmek.

Gaming : Kumarbazlık. Kumar oynama. Kumar.

Lover : Sevdalı. Sever. Gönüllü. Sevgili. Sap. Muhip. Aşık. Tutkun. Hasta. Yar.

Favorite : En çok sevilen. Sevgili. Kazanacağına inanılan yarışçı. İkbal. En çok beğenilen. Favori. Gözde.

Bestow : Vermek. Yerine koymak. Bağışlamak. Hediye etmek. Bahşetmek. (hak) tanımak.

Betokening : İşaret etmek. Belirtisi olmak.

Tabling synonyms : sporting life, teacher's pet, macushla, connotes, defer, adjourn, gambling game, confer, tabled, demonstrating, tables, vice, game of chance, compere, comperes, demonstrates, attest to, delays, dillydallies, be indicative of, demonstrate, betokened, diversion, compered, chosen, chart, adjourned, throw, carry over, dillydallied, bringeth, confers, continues.

Tabling zıt anlamlı kelimeler, Tabling kelime anlamı

Well : Asansör boşluğu. Kaynak. Yerinde. Memba. Kuyu. Merdiven boşluğu. Yakşı. Bagaj. Petrol kuyusu. Su kuyusu.

Disabling : Ehliyetini almak. Menetmek. Yetkisini almak. Sakatlamak. Devre dışı bırakılıyor. Etkisizleştirme. Kullanılmaz hale sokmak. Alıkoymak. Hizmet dışı bırakmak.

Tabling ingilizce tanımı, definition of Tabling

Tabling kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A setting down in order. A forming into tables.