Tai türkçesi Tai nedir
- Tayland'da yaşayan etnik bir grup.
- Kemikli balıklar (teleostei) takımının, izmaritgiller (sparidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, koyu pembe renkli, atlantik okyanusu, akdeniz ve karadeniz'de yaşayan bir tür.
- Tay.
- Taylandlı yada orada yaşayan kimse.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Mercan balığı.
Tai ile ilgili cümleler
English: A cat has a tail and four legs.
Turkish: Bir kedinin bir kuyruğu ve dört bacağı var.
English: A fish swims by moving its tail.
Turkish: Bir balık kuyruğunu hareket ettirerek yüzmektedir.
English: A cow chases away flies with its tail.
Turkish: Bir inek kuyruğu ile sinekleri kovar.
English: A cow has a long tail.
Turkish: Bir ineğin uzun bir kuyruğu vardır.
English: "Our customers are in Taiwan", explained Ali.
Turkish: Ali müşterilerimiz Tayvan'da dedi.
Tai ingilizcede ne demek, Tai nerede nasıl kullanılır?
Taian : Büyük huzur günü özel anlamına sahip rokuyo (altı günden oluşan bir hafta) japon takviminin 6 gününden biri (seyahatler ve evlilik vb. törenler için iyi bir gün). Özel anlamı en şanslı gün.
Taig : Protestan katolik olan kişiye verilen ad. (kuzey irlanda'da kullanılan aşağılayıcı ifade) bir katolik için protestanların kullandığı sıfat.
Taiga : Sibirya bölgesinde iğne yapraklı bitkilerin oluşturduğu orman. Sibirya'da çok geniş alana yayılan iğne yapraklı ağaçla kaplı bölge. Tayga.
Tail : Yazı. Bozuk paranın resimsiz tarafı. Kuyruk gibi peşine takılmak. Hazırlama artığı. Sapını ayıklamak. Gütmek. Peşine takılmak. Arka. Yakından izlemek. Göt.
Tail absense : Sığır, kedi ve domuzlarda görülen ve kuyruğun biçimlenmemesiyle belirgin kalıtsal yapılış bozukluğu. kimi koyun ve köpek ırklarında bir ırk özelliği olarak biçimlenir. Kuyruksuzluk.
Tail back : Kuyruk oluşturmak (araba).
Tail coat : Kuyruklu ceket. Frak.
Tail beam : Bindirme kiriş.
Tail assembly : Kuyruk takımı.
Tail away : Azalarak bitmek. Azalmak. Kötüye gitmek. Yavaş yavaş kaybolmak.
İngilizce Tai Türkçe anlamı, Tai eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tai ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Common seabream : Sinagrit. Mandagöz mercan balığı. Fangri. Trança balığı. Mercan fangri. Kemikli bauklar (teleostei) takımının, izmaritgiller (sparidae) familyasından, 40-60 cm kadar uzunlukta, gözleri büyük, akdeniz'de yaşayan bir tür. Mercan.
A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.
Foals : Yavru at. Doğurmak. At yavrusu. Sıpa. Tay doğurmak. Yavrulamak.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
Red sea bream : Mercan. Mercan mandagöz.
Aardvarks : Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Damarlı dişliler.
Acacia : Akasya. Akasya sakızı. Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza. Salkım ağacı.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
Tai synonyms : counterpoise, abiotic environment, abacus bodies, abiotic factor, pandoras, foaling, aardwolf, foal, abo blood groups system, abductor muscle, siamese, colt, counterpoises, colts, tho, young horse, peer, foaled, a protein, pandora, aardvark, a cells, thai, peered.
Tai ingilizce tanımı, definition of Tai
Tai kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Designating, or pertaining to, the chief linguistic stock of Indo-China, including the peoples of Siamese and Shan speech. A member of one of the tribes of the Tai stock.

Bu kısımda Tai kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tai ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tai anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tai ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.